Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| HOD: | f. Kendi. Miğfer, baş zırhı. |
| HODARA: | (Hod-ârâ) f. Kendini süsleyen, kendini medheden, öven. |
| HOD-BE-HOD: | f. Kendi başına, kendi kendine. |
| HODBİN: | f. Başkasına hak tanımayıp, kendi lezzet ve menfaatını tâkib eden. Bencil. Enaniyetli. Kibirli. |
| HODBİNÎ: | f. Hodbinlik. Kendi menfaat ve lezzetini düşünmek. |
| HODENDİŞ: | (Hod-endiş) f. Kendini düşünen. Kendi için endişe eden. Başkasının işine yaramayan. |
| HODFURUŞ: | f. Kendini beğendirmeğe çalışan. Övünen. |
| HODGÂM: | (Hodkâm) f. Kendi keyfini düşünen. Kendini beğenmiş. |
| HODGEŞTE: | f. Kendine dikkat etmeyen. |
| HODKÜŞ: | f. Kendini öldüren, intihar eden. |
| HODNÜMA: | f. Gösteriş meraklısı. Gösterişe meraklı olan kimse. |
| HODPEREST: | f. Mağrur. Kendini çok beğenen. Kibirli. |
| HODPESEND: | f. Kendini beğenen. Mağrur. |
| HODREY: | f. Kendi bildiğine giden. Kendi rey ve fikriyle iş gören. |
| HODRİ MEYDAN: | "Kendine güvenen meydana çıksın!" mânâsında meydan okuma, kafa tutma. |
| HODRU: | f. Kendiliğinden. |
| HODSER: | f. Dikbaşlı, âsi, serkeş. Kendi kendine giden, müstakil. |
| HODSERÂNE: | f. Dik başlılıkla, serkeşcesine. Kimseyi dinlemeden. |
| HODSİTA(Y): | f. Kendini öven, medheden. |
| HODGEŞTE: | f. Kendine dikkat etmeyen. |
| HODKÜŞ: | f. Kendini öldüren, intihar eden. |
| İçerisinde 'HOD' geçenler | |
| BÎ-HOD: | f. Çılgın, kendinden geçmiş olan, ne yaptığının farkında olmayan. * Bayılmış. |
| HODARA: | (Hod-ârâ) f. Kendini süsleyen, kendini medheden, öven. |
| HOD-BE-HOD: | f. Kendi başına, kendi kendine. |
| HODBİN: | f. Başkasına hak tanımayıp, kendi lezzet ve menfaatını tâkib eden. Bencil. Enaniyetli. Kibirli. |
| HODBİNÎ: | f. Hodbinlik. Kendi menfaat ve lezzetini düşünmek. |
| HODENDİŞ: | (Hod-endiş) f. Kendini düşünen. Kendi için endişe eden. Başkasının işine yaramayan. |
| HODFURUŞ: | f. Kendini beğendirmeğe çalışan. Övünen. |
| HODGÂM: | (Hodkâm) f. Kendi keyfini düşünen. Kendini beğenmiş. |
| HODGEŞTE: | f. Kendine dikkat etmeyen. |
| HODKÜŞ: | f. Kendini öldüren, intihar eden. |
| HODNÜMA: | f. Gösteriş meraklısı. Gösterişe meraklı olan kimse. |
| HODPEREST: | f. Mağrur. Kendini çok beğenen. Kibirli. |
| HODPESEND: | f. Kendini beğenen. Mağrur. |
| HODREY: | f. Kendi bildiğine giden. Kendi rey ve fikriyle iş gören. |
| HODRİ MEYDAN: | "Kendine güvenen meydana çıksın!" mânâsında meydan okuma, kafa tutma. |
| HODRU: | f. Kendiliğinden. |
| HODSER: | f. Dikbaşlı, âsi, serkeş. * Kendi kendine giden, müstakil. |
| HODSERÂNE: | f. Dik başlılıkla, serkeşcesine. Kimseyi dinlemeden. |
| HODSİTA(Y): | f. Kendini öven, medheden. |
| HODGEŞTE: | f. Kendine dikkat etmeyen. |
| HODKÜŞ: | f. Kendini öldüren, intihar eden. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| HODARA : | (Hod-ârâ) f. Kendini süsleyen, kendini medheden, öven. |
| HOBİ : | ing. Her zamanki çalışmaların haricinde yer alan dinlendirici bir merak veya işlem. Severek yapılan iş, vakit geçirme yolu. |