Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| HULK: | Huy. Ahlâk. Tabiat. Yaratılıştan olan haslet. Seciyye. Cibilliyet. İnsanın doğuştan veya sonradan kazandığı ruhî ve zihnî hâller. |
| HULKAN: | Huy ve tabiatça. Ahlâk cihetiyle. |
| HULKÎ: | Huy ile, hulk ile alâkalı ve hulka müteallik. |
| HULKUM: | İnsan veya hayvan boğazı. Ağızdan mideye giden yol. |
| İçerisinde 'HULK' geçenler | |
| ATEŞ-HULK: | f. Sert tabiatlı, huysuz. |
| HASEN-ÜL HULK: | Huyu ve tabiatı güzel. |
| HULKAN: | Huy ve tabiatça. Ahlâk cihetiyle. |
| HULKÎ: | Huy ile, hulk ile alâkalı ve hulka müteallik. |
| HULKUM: | İnsan veya hayvan boğazı. Ağızdan mideye giden yol. |
| HÜSN-Ü HULK: | (Hüsn-i hulk) Ahlâk güzelliği. Güzel ahlâk. |
| KECHULK: | Kötü huylu kimse. Huyu kötü olan kişi. |
| NÂZİK-HULK: | Yaradılışı ve tabiatı nâzik olan. |
| SU-İ HULK: | Kötü ahlâk. Dine, ahlâka yakışmayan fena ahlâklılık. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| HULKAN : | Huy ve tabiatça. Ahlâk cihetiyle. |
| HUL : | (Hâyil. C.) Bela. Zahmet. * Mukabele etmek, karşılık vermek. |
| HUBB-U CAH : | Makam ve mansıb sevgisi. |