Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| HULU: | Hali olmak. |
| HULUC: | Ayrılmak. Çekilmek. Yavrusu ayrıldığında sütü az olan deve. |
| HULUD: | Ebedilik. Devam üzere olmak. Bir şey aslî hâleti üzere dâim olmak. |
| HULUK: | Huy. Tabiat. Ahlâk. |
| HULUK-İ AZÎM: | Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (A.S.M.) mübarek huyları. |
| HULUKA: | (C.: Ahlâk-Halkân) Eski olmak. |
| HULUL: | Girme. Dâhil olma. İçine gizlice giriş. Birinin veya birkaç kimsenin sevgi veya itimadını kazanmak, içlerine onlardan görünüp girmek. Halletmek. Vuku' bulmak. Zuhur etmek. Gelip çatmak. Bir menzile inmek. Kim: Bazı akıcı cisimlerin vücud mesâmâtından kolaylıkla geçebilmesi ve bu esâsa dayanan kimya tahlil usulü. Fiz: Mesamatı olan bir perde ile ayrılan iki akıcı cisimde mevcut bazı maddelerin birinden diğerine geçmesi hâdisesi ki, barsaklarda olan imtisas bu tarzdadır. |
| HULUL-İ RAMAZAN: | Ramazan ayının gelmesi. |
| HULUL-İ ŞİTA: | Kış mevsiminin gelmesi. |
| HULULE: | Dostluk. |
| HULUS: | Hâlislik. Saflık. Samimiyet. Hâlis dostluk. İçden davranmak. Her hayırlı işi ve ameli Allah rızâsını niyet ederek yapmak. |
| HULUS-İ KALB: | Kalbden, gönülden, içten samimiyet. |
| HULUS-İ NİYET: | Niyetin hâlis olması. |
| HULUSİ: | Samimi, candan. Hâlis ve içi temiz olan. |
| HULUSİYYET: | Hâlislik. Samimi dostluk. |
| HULUSKÂR: | f. Bir insana karşı samimi muhabbeti olan. Dalkavuk. Menfaati için sevgi ve iyi muamele gösteren. |
| HULUSKÂRÂNE: | f. Samimi muhabbet ve sevgi ile. İkiyüzlülükle, dalkavuklukla. |
| HULUSNAME: | f. Yalnız muhabbet, alâka ve bağlılığı göstermek üzere sunulan mektub. |
| HULUVV: | Boş olmak, hâlî oluş. Boşluk. Boşta olmak. Huk: Tarafların anlaşarak evlilik hayatlarına son vermeleri. Huk: Bir gayr-i menkulün, muayyen bir bedel ile kiralanmış olmasından doğan kiracılık hakkı ve menfaati. Hava parası adıyla verilen meblağ. |
| İçerisinde 'HULU' geçenler | |
| HULUC: | Ayrılmak. * Çekilmek. * Yavrusu ayrıldığında sütü az olan deve. |
| HULUD: | Ebedilik. Devam üzere olmak. Bir şey aslî hâleti üzere dâim olmak. |
| HULUK: | Huy. Tabiat. Ahlâk. |
| HULUK-İ AZÎM: | Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (A.S.M.) mübarek huyları. |
| HULUKA: | (C.: Ahlâk-Halkân) Eski olmak. |
| HULUL: | Girme. Dâhil olma. İçine gizlice giriş. * Birinin veya birkaç kimsenin sevgi veya itimadını kazanmak, içlerine onlardan görünüp girmek. * Halletmek. * Vuku' bulmak. Zuhur etmek. * Gelip çatmak. * Bir menzile inmek. * Kim: Bazı akıcı cisimlerin vücud mesâmâtından kolaylıkla geçebilmesi ve bu esâsa dayanan kimya tahlil usulü. * Fiz: Mesamatı olan bir perde ile ayrılan iki akıcı cisimde mevcut bazı maddelerin birinden diğerine geçmesi hâdisesi ki, barsaklarda olan imtisas bu tarzdadır. |
| HULUL-İ RAMAZAN: | Ramazan ayının gelmesi. |
| HULUL-İ ŞİTA: | Kış mevsiminin gelmesi. |
| HULULE: | Dostluk. |
| HULUS: | Hâlislik. Saflık. * Samimiyet. Hâlis dostluk. İçden davranmak. Her hayırlı işi ve ameli Allah rızâsını niyet ederek yapmak. |
| HULUS-İ KALB: | Kalbden, gönülden, içten samimiyet. |
| HULUS-İ NİYET: | Niyetin hâlis olması. |
| HULUSİ: | Samimi, candan. Hâlis ve içi temiz olan. |
| HULUSİYYET: | Hâlislik. Samimi dostluk. |
| HULUSKÂR: | f. Bir insana karşı samimi muhabbeti olan. * Dalkavuk. Menfaati için sevgi ve iyi muamele gösteren. |
| HULUSKÂRÂNE: | f. Samimi muhabbet ve sevgi ile. * İkiyüzlülükle, dalkavuklukla. |
| HULUSNAME: | f. Yalnız muhabbet, alâka ve bağlılığı göstermek üzere sunulan mektub. |
| HULUVV: | Boş olmak, hâlî oluş. Boşluk. Boşta olmak. * Huk: Tarafların anlaşarak evlilik hayatlarına son vermeleri. * Huk: Bir gayr-i menkulün, muayyen bir bedel ile kiralanmış olmasından doğan kiracılık hakkı ve menfaati. * Hava parası adıyla verilen meblağ. |
| YEVM-ÜL HULUD: | Kıyamet günü. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| HULUC : | Ayrılmak. * Çekilmek. * Yavrusu ayrıldığında sütü az olan deve. |
| HUL : | (Hâyil. C.) Bela. Zahmet. * Mukabele etmek, karşılık vermek. |
| HUBB-U CAH : | Makam ve mansıb sevgisi. |