Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
HUSA: Hurma yaprağı.
HUSA: (Husye. C.) Erkeklik bezleri, hayalar.
HUSAF: Hasad, hasad mevsimi.
Ekin biçme.
HUSAFE: Düşmanlık, adavet. Gizli kin, hased.
HUSAKE: Düşmanlık, adavet. Hased, gizli kin.
HUSALE: Kırıntı, ufalanmış şey.
HUSALE: Harman yerinde arta kalan tane.
HUSAM: Keskin kılıç.
HUSAME: Keskinlik.
HUSARE: Arpa, buğday ve pirinç gibi hububâtın kabuğundan düşen parçalar.
Her kabuklu nesnenin, kabuğundan ayrılıp temizlenmesi.
Şirâ sıkıntısı.
Her nesnenin fenâsı.
HUSAS: Sür'atle gitmek, seğirtmek, koşmak.
İçerisinde 'HUSA' geçenler
BÜREYDE BİN EL-HUSAYB EL-ESLEMÎ: Horasan diyarında en son hicri 62 veya 63 yılında vefat eden sahabedir. (R.A.). Müslümanların ilk sancaktarıdır. 177 Hadis-i Şerif nakletmiştir. 14 tanesi Buharî ve Müslim'de mezkûrdur.
BÜREYDE BİN EL-HUSAYB EL-ESLEM: Horasan diyarında en son hicri 62 veya 63 yılında vefat eden sahabedir. (R.A.). Müslümanların ilk sancaktarıdır. 177 Hadis-i Şerif nakletmiştir. 14 tanesi Buharî ve Müslim'de mezkûrdur.
EBU-L HUSAYN: Tilki.
HUSAF: Hasad, hasad mevsimi. * Ekin biçme.
HUSAFE: Düşmanlık, adavet. Gizli kin, hased.
HUSAKE: Düşmanlık, adavet. Hased, gizli kin.
HUSALE: Kırıntı, ufalanmış şey.
HUSALE: Harman yerinde arta kalan tane.
HUSAM: Keskin kılıç.
HUSAME: Keskinlik.
HUSARE: Arpa, buğday ve pirinç gibi hububâtın kabuğundan düşen parçalar. * Her kabuklu nesnenin, kabuğundan ayrılıp temizlenmesi. * Şirâ sıkıntısı. * Her nesnenin fenâsı.
HUSAS: Sür'atle gitmek, seğirtmek, koşmak.
LOHUSA: (Bak: Lühusa)
LÜHUSA: Yeni doğurmuş kadın. Henüz yataktan kalkmamış kadın. Bu hâl 9 ilâ 40 gün kadar devam eder.
TEFAHHUSÂT: (Tefahhus. C.) İnceden inceye araştırmalar.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
HUSAF : Hasad, hasad mevsimi. * Ekin biçme.
HUS : Bir kavim üzerine nâzil olan umur.
HUBB-U CAH : Makam ve mansıb sevgisi.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...