Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İBARE: | Bir fikri anlatan bir veya birkaç cümlelik yazı. Parağraf. İbretli ders veren söz. (Bak: İbaret) |
| İBARE: | Helâk etmek. |
| İBARE-SENC: | f. Düzgün konuşan, akıcı söz söyleyen. |
| İBARET: | Meydana gelmiş, toplanmış. Bir şeyden teşekkül etmiş. Bir şeyin aynı. Bir şeyin içindekini ve aslını beyan. Bir halden bir hale tecavüz eylemek. Rüya tabir etmek. |
| IBARE: | Beyan etmek, açıklamak. |
| İçerisinde 'IBARE' geçenler | |
| DÂLL-İ Bİ-L İBARE: | (Dâllibilibâre) Fık: Bir ifade veya sözden muayyen bir mânanın ve hükmün anlaşılması. Meselâ: "Zekât, müslümanların fakirlerine verilir, hiçbir zengine verilmez" ibaresi zekâtın yalnız müslüman fakirlere verileceğine delâlet-i mutabıkıyye ile delâletidir. Zengin olan belli şahıslara da verilemeyeceğine delâlet-i tazammuniye ile delâlet eder. Zekât hususunda, zenginler ile fakirler arasında fark bulunduğuna da delâlet-i iltizamiye ile delâlet eder. (Ist. Fık. K.) |
| DİBARE: | (C.: Dibâr) Bir evlek yer. |
| İBARE-SENC: | f. Düzgün konuşan, akıcı söz söyleyen. |
| İBARET: | Meydana gelmiş, toplanmış. Bir şeyden teşekkül etmiş. Bir şeyin aynı. Bir şeyin içindekini ve aslını beyan. Bir halden bir hale tecavüz eylemek. * Rüya tabir etmek. |
| İ'TİBAREN: | ...den beri, ... başlıyarak, ... den başlıyarak, ...den (yerinde kullanılır.) |
| KİBARE: | Ululuk, büyüklük. |
| TEFENNÜN-İ Fİ-L İBÂRE: | Bir defa söylenilmiş olan bir sözü ikinci defa söylemek icabederse, o aynı kelimeyi tekrarlamamak için başka kelime veya sözle aynı mânâyı ifade etme san'atı. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İBARE-SENC : | f. Düzgün konuşan, akıcı söz söyleyen. |
| İBAR : | Eritilmiş kurşun. * (İbre. C.) İğneler, ibreler. |
| İBA' : | Çekinmek. Tiksinmek. * Kabul etmemek, bir işe razı olmamak. * Doymadan yemekten çekilmek. |