| Kelime | Anlam |
|---|
| IDİN: | Dağılmış, perâkende olmuş. |
| İçerisinde 'IDİN' geçenler |
|---|
| ASÂKİR-İ MUVAHHİDÎN: | Allahın birliğine inanan askerler. İslâm ordusu. |
| EBED-ÜL ÂBİDÎN: | Ebediyyen, sonsuz olarak. |
| HÂMİDÎN: | (Hâmid. C.) Hamdedenler, hâmidler. |
| HÜLEFÂ-YI RAŞİDÎN: | En ileri sahabeden ilk dört halife. (Bak: Çâryâr) |
| MUKALLİDÎN: | (Mukallid. C.) Taklidçiler. Örnek ve misâl alanlar. * Takınanlar. Boyuna takanlar. |
| MUKAYYİDÎN: | (Mukayyid. C.) Kayıt memurları, mukayyidler. |
| MUVAHHİDÛN (MUVAHHİDÎN): | Muvahhidler. Bir Allah'a inanıp, birliğe çalışanlar. Birleyici olanlar. |
| MÜCAHİDÎN: | (Mücahid. C.) Mücahidler. Cihad edenler. Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla çalışan, çarpışanlar. |
| MÜCEDDİDÎN: | (Müceddid. C.) Müceddidler. Yenilik yapanlar. |
| MÜCELLİDÎN: | (Mücellid. C.) Ciltçiler. Mücellidler. Kitap ciltleyenler. |
| MÜCTEHİDÎN: | (Müctehid. C.) (Bak: Kıyas-ı fukaha) |
| MÜFSİDÎN: | (Müfsid. C.) Bozanlar, ifsad edenler, müfsidler. Fesatlık yapanlar, ara açanlar. |
| MÜLHİDÎN: | Mülhidler. |
| MÜRŞİDÎN: | (Mürşid. C.) Mürşidler, doğru ve selâmetli yolu gösteren kimseler. |
| MÜSEVVİDÎN: | (Müsevvid. C.) Müsevvidler. Müsvedde yapanlar. * Kâtipler. |
| MÜSTERŞİDÎN: | (Müsterşid. C.) Doğru ve hak yolun gösterilmesini, irşad edilmesini isteyenler. |
| MÜŞAHİDÎN: | (Müşahid. C.) Görenler, bakanlar. Müşahede edenler. |
| MÜTEABBİDÎN: | (Müteabbid. C.) Taabbüd edenler, ibadet edenler. Kulluk edenler. |
| MÜTEAHHİDÎN: | (Müteahhid. C.) (Ahd. dan) Taahhüd edenler. İşi üzerine alan kimseler. |
| MÜTEAMMİDÎN: | (Müteammid. C.) (Amd. den) Bilerek ve tasarlıyarak yapanlar. |
| MÜTEANNİDİN: | (Müteannid. C.) Direnenler, inad edenler, inatçılık yapanlar. |
| MÜTECEDDİDÎN: | (Müteceddid. C.) Yenileşenler, teceddüd edenler. |
| MÜTECELLİDÎN: | (Mütecellid. C.) Kahramanlar, yiğitler, celâdet gösteren kahraman kimseler. |
| MÜTEFERRİDÎN: | (Müteferrid. C.) Tek ve yalnız olanlar. Eşi, benzeri ve emsâli bulunmıyanlar. * Kendi başına idare olanlar. |
| MÜTEHAŞŞİDÎN: | (Mütehaşşid. C.) Birikenler, toplananlar. |
| MÜTEKAİDÎN: | (Mütekaid. C.) Emekliler, emekliye ayrılmış olanlar. |
| MÜTEKÂYİDÎN: | (Mütekâyid. C.) Birbirlerine hile yapanlar, birbirlerini aldatanlar. |
| MÜTEKAYYİDÎN: | (Mütekayyid. C.) (Kayd. dan) Dikkatli davrananlar, kayıtlı bulunanlar. |
| MÜTEMERRİDÎN: | (Mütemerrid. C.) Dikkafalık edenler, inatçılık yapanlar, direnenler. Mütemerridler. |
| MÜTEREDDİDÎN: | (Mütereddid. C.) Karar veremeyenler, tereddüt edenler, kararsız kişiler. * Bir yere gidip gelenler. |
| MÜTEVAİDÎN: | (Mütevâid. C.) Sözleşenler, vaidleşenler, birbirlerine söz verenler. |
| MÜTEZEHHİDÎN: | (Mütezehhid. C.) Zâhid olanlar, dine çok bağlı bulunanlar. |
| MÜTEZEVVİDÎN: | (Mütezevvid. C.) Yanlarına azık, erzak alanlar. |
| MÜŞAHİDÎN: | (Müşahid. C.) Görenler, bakanlar. Müşahede edenler. |
| MÜTEHAŞŞİDÎN: | (Mütehaşşid. C.) Birikenler, toplananlar. |
| RAŞİDÎN: | Hakka erişmiş olanlar. Kâmil ve çok ileri olgun kimseler. Akıllılar. |
| VÂRİDÎN: | (Vârid. C.) Gelenler, vâsıl olanlar. |
| ZEYN-ÜL ABİDİN: | (Zeynel âbidîn) Lügat mânası: İbadet edenlerin zineti. * (Hi: 38-94) Oniki İmamın dördüncüsü olan zât (R.A.). Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ın torunu olan Hazret-i Hüseyin'in ortanca oğlu. Asıl adı: Ali'dir. Tâbiînin büyüklerindendir. Medine-i Münevvere'de vefat etmiştir. (Rahmetullâhi Aleyh) |
| ZÜMRE-İ MUVAHHİDÎN: | Bir Allah'a inanmış ve O'nun emirlerinden ayrılmak istemeyenler. Bir Allah'a inanıp başka fikre aldanmayanlar. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ÎDÎ : | Bayramla alâkalı. |
| ÎD : | Bayram günü. Bayram. (Gidip tekrar gelen, bir kimsede âdet olup alışılan şey. Bayram tekrar geldiği için îd denilmiştir. L.R.) |