Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
İKAB: Şiddetli azab, eziyet, ceza.
IKAB: Azap, mihnet.
İçerisinde 'IKAB' geçenler
DÂR-ÜL İKAB: Cehennem. Çok azab çekilen yer.
GİRAN-RİKAB: f. Ciddi ve vakur kimse. * Harpte düşmana saldıran, azimli kişi.
GÜL-NİKAB: f. Yüzü gülle örtülü, pembe yüzlü.
İNSİKAB: Delinme.
İNSİKAB-I LÜ'LÜ': İncinin delinmesi.
İRTİKÂB: Bir işe girişmek. * Kötü bir iş işlemek. Rüşvet almak gibi çirkin bir şey yapmak. * Bir makamı âlet ederek, hakkı olmayan para veya malı hile ile almak.
İRTİKAB: Bekleme, gözleme. * Ümit etme, umma.
İ'TİKAB: Veresiye vermeme. Bir malı borç olarak satmama. Parasını almadıkça malı teslim etmeme.
NİKAB: Yüz örtüsü, peçe, perde.
NİKABE (NEKABE): Kâhyalık. * Ululuk.
NİKÂBET: Rüzgârın ters yönlerden esmesi.
PÂ-BE-RİKÂB: Hareket etmek üzere olan.
RİKAB: (Rakabe. C.) Boyunduruk altında olanlar. Kullar, köleler. * Boyun, ense kökü.
RİKÂB: Özengi. * Büyük bir kimsenin huzuru, önü, makamı.
RİKÂBDAR: Padişahların atla bir yere gidişleri sırasında özengiyi tutmak suretiyle ata binip inmelerine yardım eden kişi.
RİKÂBÎ: Binici, binen.
SİKAB: Su çeken. Su çekici.
ŞİKAB: İki dağ arası. * İki kaya arası.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
İKA' : (Vuku'. dan) Vuku buldurmak. Fena bir şey yapmak. Meydana getirmek. Yetiştirmek. Düşürmek.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...