Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
İLAC: İçeri sokma, idhal etme, girdirme.
İLAC: Derde devâ olan şey. Hastayı veya yaralıyı iyi etmek için içmek veya sürmek üzere verilen şey.
Devâ, mualece.
Mc: Tedbir, çare, tavsiye, derman.
Hastaya bakma, iyi olmasına çalışma.
İLAC NÂ-PEZİR: f. Tedavisi mümkün olmayan, ilâç kabul etmeyen.
İmkânsız, çaresiz.
İLAC-PEZİR: f. Çaresi bulunabilen.
Tedavi edilebilen, ilâç kabul eden.
ILAC: Bir şeyi yerinden alıp gidermek.
İçerisinde 'ILAC' geçenler
FEYALİLACEB: (Fe-yâ lil'aceb) Hayret ve taaccüb ifâdesi için söylenir.
İBTİLAC: Meydana çıkma, zuhur etme, görünme.
İDDİLAC: Gecenin geç vaktinde gitmek.
İHTİLAC: Seğirtme. * Çarpıntı, çarpma. * Etler gevşeyip büzülme. * Havale nöbeti.
İHTİLACAT: (İhtilâc. C.) İhtilaclar, çarpıntılar, seğirtmeler.
İHTİLACAT-I ASABİYE: Asabî çarpıntılar.
İLAC NÂ-PEZİR: f. Tedavisi mümkün olmayan, ilâç kabul etmeyen. * İmkânsız, çaresiz.
İLAC-PEZİR: f. Çaresi bulunabilen. * Tedavi edilebilen, ilâç kabul eden.
İSTİLAC: İçilecek şeylerden pek çok içme.
IHTİLAC: Seğirtmek, koşmak. * Hareket etmek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
İLAC NÂ-PEZİR : f. Tedavisi mümkün olmayan, ilâç kabul etmeyen. * İmkânsız, çaresiz.
İLA : Son, nihâyet, dek, değin,...ye,...ye kadar (mânâlarına gelir, harf-i cerdir.)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...