Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İNAK: | Birbirinin boynuna sarılma, kucaklaşma. |
| İNAK: | Sözüne inanılır, itimat edilebilir, mutemed. Müsteşar, müşavir. İstişare, re'y. |
| İNAKA: | Aşırı güzelliği ve câzibedarlığı ile hayret verme. |
| INAK: | Kucaklaşıp sarılma, muânaka. |
| İçerisinde 'INAK' geçenler | |
| DİNAK: | İri gövdeli, şişman kadın. |
| İHTİNAK: | (Hank. dan) Boğazın sıkılıp tıkanmasından dolayı nefes alamama. Boğulma. |
| İHTİNÂK-I RAHM: | Eskiden, rahmin tıkanmasından dolayı olduğu sanılan ve kadınlarda görülen asabî bir hal ve hastalık. |
| İNAKA: | Aşırı güzelliği ve câzibedarlığı ile hayret verme. |
| İNHİNAK: | Boğulma. * Bunalma, nefesi kesilme. |
| İ'TİNAK: | (Unk. dan) Birbirlerinin boyunlarına sarılma. * Kucaklama. * Sıkıca kavrayıp alma. |
| ŞİNAK: | (C.: Eşnâk) Sivri başlı kimse. * Kırba bağladıkları ip. * Başı büyük olan at. * Kuş tuzağı. |
| ZİNAK: | Çene altının derisi. * Altından veya gümüşten yapılan ve kadınların boyunlarına taktıkları boğmak. |
| ZİNAKÂR: | f. Zina eden, zâni. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İNAKA : | Aşırı güzelliği ve câzibedarlığı ile hayret verme. |
| İNA' : | Kap-kacak, tencere gibi lüzumlu ev eşyası. * Bir şeyin vakti gelip çatmak. |
| ÎN : | İri ve güzel gözlüler.İN : Yabani hayvanların barınağı, yuvası. Mağara. |