Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İRVA: | Bolca sulamak. Suya kandırmak. Birisine hadis veya şiir rivayet ettirmek. |
| İRVA VE İSKA: | Sulama, suya kandırma. |
| IRV: | (C.: Arâ) Cemaat, topluluk. |
| İçerisinde 'IRV' geçenler | |
| DİRVAS: | Büyük deve. * Boynu kalın olan adam. * Arslan. * Köpek ve devenin sütü. |
| HİRVAL: | (Hervele) Yürümek ile koşmak arasında bir nevi yürüyüştür. |
| İRVA: | Bolca sulamak. Suya kandırmak. * Birisine hadis veya şiir rivayet ettirmek. |
| İRVA VE İSKA: | Sulama, suya kandırma. |
| İSTİRVAH: | Rahatlama, istirahat etme. * Şiddetle koklama. |
| MİRVAHA: | (C.: Merâvih) (Rih. den) Yelpaze. |
| MİRVAHA CÜNBÂN: | f. Yelpaze sallıyan. |
| MİRVED: | (C.: Merâvid) Milve makara ortasındaki demir, mihver. |
| NUŞİRVAN: | İran'da Milâdi (531 - 579) tarihleri arasında hükümdarlık etmiş Sâsâni padişahı olup adâlet ve doğruluğu ile meşhur olmuştur. |
| SİRVAL: | (c.: Serâvil) şalvar. |
| SİRVE: | (C.: Sirâ) Küçük ok. * Çekirge yumurtası. |
| ŞİRVAZ: | Yoğun, kalın ve büyük. |
| ZİRVE: | Bir şeyin, hususan dağın en yüksek noktası, tepesi. |
| ZİRVE-İ BÂLÂ: | f. Yüksek zirve. * Yüksek makam. * Yüce kat. |
| ZİRVE-İ CEBEL: | Dağ tepesi. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İRVA : | Bolca sulamak. Suya kandırmak. * Birisine hadis veya şiir rivayet ettirmek. |
| İRA : | Bağış yapma, iyilikte bulunma. * Çakmaktan ateş çıkarma. Parlama. |