Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İTKÂ': | Koltuk altına yastık veya dayak koyma. Dayanacak bir şey kullanma. Yaslanma. |
| İTKAN: | Pürüzsüz yapmak veya yapılmak. Sağlamlaştırmak. Hakikata yakından vakıf olmak, delileriyle bilmek, inanmak. Bilerek emin olmak. Muhkem kılmak, muhkem yapmak. Sâbit kılmak. |
| İTKAN-I MUHKEM: | Bütün açıklığıyla bilerek sağlam yapmak.(...Ve şu kâinatta bir itkan-ı muhkem, bir insicam-ı ahkem görünüyor. Mâdem şu biçare, perişan küremiz, sergerdan zeminimiz bu kadar hadd ü hesaba gelmez zevil-hayat ile, zevil-ervah ile ve zevil-idrak ile dolmuştur. Elbette sâdık bir hads ile ve kat'i bir yakîn ile hükmolunur ki: Şu kusûr-u semaviye ve şu bürûc-u sâmiyenin dahi kendilerine münasib zihayat, zişuur sekeneleri vardır. S.) |
| İTKAN-I SAN'AT: | San'atın sağlam, mükemmel ve pürüzsüzlüğü. |
| ITK: | Azad edilmek. Hürlük. Esir veya köle olanın serbest edilmesi. Azad olmak. Kerem ve hüsn-ü cemâl. Asâlet ve necâbet. Şeref, şan ve kıdem. Kuvvet. |
| ITK-I MUALLAK: | Bir şarta talik suretiyle vuku bulan ıtkdır. Bir kimsenin kölesine "şu işi yaparsan hürsün" demesi gibi ki, köle o işi yapınca azad olur. (Ist. Fık. K.) |
| ITK-I MUZAF: | Bir zamana, bir vaktin girmesine veya çıkmasına izafe edilen ıtkdır. "Sen gelecek ayın başında hürsün." denilmesi gibi ki, o ayın başında ıtk hadisesi vücuda gelir. (Ist. Fık. K.) |
| ITK-I MÜNECCEZ: | Bir şarta muallak veya bir zamana muzaf olmaksızın derhal vuku bulan ıtkdır. Bir kimsenin memluküne hitaben "seni azad ettim." demesi gibi ki, onunla köle derhal hürriyetine kavuşur. (Ist. Fık. K.) |
| ITK-I MÜŞTEREK: | İki veya daha fazla kimsenin, mâlik oldukları bir köleyi azad etmeleridir. |
| ITK ALÂ MAL: | Bir köle veya cariyenin kitabet suretiyle olmaksızın cins ve miktarı malum bir mal veya muayyen bir hizmet mukabilinde azad edilmesidir. Buna "Itk alâ cu'l" da denir. (Ist. Fık. K.) |
| ITKAN: | (Bak: İtkan) |
| ITKNAME: | Azad edilmiş olan köle veya cariyeye azad edildiklerini bildirmek üzere verilen vesika. |
| İçerisinde 'ITK' geçenler | |
| BİTKE: | Kesinti. * Kesilen bir nesnenin ufak parçaları, cüz'leri. |
| İTKÂ': | Koltuk altına yastık veya dayak koyma. Dayanacak bir şey kullanma. * Yaslanma. |
| İTKAN: | Pürüzsüz yapmak veya yapılmak. Sağlamlaştırmak. Hakikata yakından vakıf olmak, delileriyle bilmek, inanmak. Bilerek emin olmak. Muhkem kılmak, muhkem yapmak. Sâbit kılmak. |
| İTKAN-I MUHKEM: | Bütün açıklığıyla bilerek sağlam yapmak.(...Ve şu kâinatta bir itkan-ı muhkem, bir insicam-ı ahkem görünüyor. Mâdem şu biçare, perişan küremiz, sergerdan zeminimiz bu kadar hadd ü hesaba gelmez zevil-hayat ile, zevil-ervah ile ve zevil-idrak ile dolmuştur. Elbette sâdık bir hads ile ve kat'i bir yakîn ile hükmolunur ki: Şu kusûr-u semaviye ve şu bürûc-u sâmiyenin dahi kendilerine münasib zihayat, zişuur sekeneleri vardır. S.) |
| İTKAN-I SAN'AT: | San'atın sağlam, mükemmel ve pürüzsüzlüğü. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İTKÂ' : | Koltuk altına yastık veya dayak koyma. Dayanacak bir şey kullanma. * Yaslanma. |
| İTA : | Edb: Kafiyenin bir mânada olarak aynen tekrar edilmesi. |