| Kelime | Anlam |
|---|
| IZAT: | Yalan. Sihir. Bühtan. Dikenli büyük ağaç. |
| IZAT: | (C.: Izât) Nasihat, öğüt. |
| İçerisinde 'IZAT' geçenler |
|---|
| BİZÂTİHİ: | Kendi kendine, aslında, kendiliğinden, esasında, kendisi, yalnızca zâtından, aslından. |
| MUAVVİZAT: | (Bak: Felak) |
| MU'CİZAT: | Mu'cizeler. Allah tarafından verilip, yalnız peygamberlerin gösterebilecekleri büyük harika işler. |
| MU'CİZAT-I AHMEDİYE (A.S.M.): | Hz. Muhammed'in (A.S.M.) mu'cizeleri. (Bak: Mu'cize) |
| MU'CİZAT-I SEB'A: | Yedi meşhur mu'cize, yedi külli i'caz esasları. |
| TA'CİZÂT: | (Ta'ciz. C.) Tacizler. Rahatsız etmeler, sıkıntı vermeler. |
| TA'RİZÂT: | (Ta'riz. C.) Dokunaklı konuşmalar, sözle dokundurmalar, taş atmalar. |
| TA'VİZÂT: | (Ta'viz. C.) Karşılık olarak verilen şeyler. Ödünç verilen para. |
| TECHİZÂT: | (Techiz. C.) Donatım. |
| TECHİZÂT-I ASKERİYE: | Askerî teçhizat, askerî donatım. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| İZA : | Arabça kelimelerin başında kullanılırsa; birdenbire, bir de bakılır ki, gibi mânalara gelir. İsim cümlesinin evvelinde bulunur. |
| İZ (İZİN) : | "Hem, vakt, yevm, hîn" gibi kelimelerden sonra ek olarak kullanılır. Meselâ: Hîneizin: O vakit ki. Yevmeizin: O gün ki, kelimelerinde olduğu gibi. * Mâzi fiillerinden evvel "iz" gelirse: İzküntü muallimen: Muallim olduğum zaman mânasına geliyor. (iz) Yazılmasa mânası, muallim idim olur. |