Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İZK: | Ağaç dalı. Hurma salkımı. |
| İZKÂM: | Zükâm hastalığına yani nezleye uğratma. |
| İZKÂR: | Hatıra getirmek, andırmak, hatırlatmak. |
| IZK: | (C. Azâk) Hurma salkımı. |
| İçerisinde 'IZK' geçenler | |
| İSTİZKÂR: | (Zikr. den) Hatıra getirme, hatırlama. Tahattur etme. * Ezberleme, ezber etme. |
| İZKÂM: | Zükâm hastalığına yani nezleye uğratma. |
| İZKÂR: | Hatıra getirmek, andırmak, hatırlatmak. |
| MİZKÂR: | Dâima erkek doğuran dişi. |
| NİZK: | Küçük süngü. |
| PERHİZKÂR: | Perhiz eden, nefsini tutan. Zararlı şeylerden, günahlardan sakınan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İZKÂM : | Zükâm hastalığına yani nezleye uğratma. |
| İZ (İZİN) : | "Hem, vakt, yevm, hîn" gibi kelimelerden sonra ek olarak kullanılır. Meselâ: Hîneizin: O vakit ki. Yevmeizin: O gün ki, kelimelerinde olduğu gibi. * Mâzi fiillerinden evvel "iz" gelirse: İzküntü muallimen: Muallim olduğum zaman mânasına geliyor. (iz) Yazılmasa mânası, muallim idim olur. |