Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İZLAL: | (Zıll. dan) Gölge yapmak. Gölge koymak. Gölgelendirmek. |
| İZLAL: | (Züll. den) Alçaltmak. Haysiyetsiz ve hakir etmek. |
| IZLAL: | (Bak: Idlâl) |
| IZLAL: | Gölgeli olma, gölgelendirme. |
| İçerisinde 'IZLAL' geçenler | |
| İSTİZLAL: | (Zelle. den) Ayağını kaydırmak istemek. |
| İSTİZLAL: | (Zill. den) Aşağılık ve zelil görme. * Bayağı ve âdi görülme. |
| İSTİZLAL: | (Zıll. dan) Gölgelenme. Gölge altına girme. * Sığınma, himâyesine girme. * Gölgede oturma. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İZLAF : | Yakın etmek. Toplamak, cem' etmek. |
| İZ (İZİN) : | "Hem, vakt, yevm, hîn" gibi kelimelerden sonra ek olarak kullanılır. Meselâ: Hîneizin: O vakit ki. Yevmeizin: O gün ki, kelimelerinde olduğu gibi. * Mâzi fiillerinden evvel "iz" gelirse: İzküntü muallimen: Muallim olduğum zaman mânasına geliyor. (iz) Yazılmasa mânası, muallim idim olur. |