Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İZMAR: | (Bak: Izmar) |
| IZMAR: | (İzmâr) Kalbde gizlemek, saklamak. Belli etmemek. |
| IZMAR-I GAYZ: | Kin saklama. |
| IZMAR-I KABL-EZ ZİKR: | Edb: Bir kelimenin zikrinden önce ona âit zamiri kullanmak. |
| İçerisinde 'IZMAR' geçenler | |
| İSTİZMAR: | (Zamir. den) Düşüncelerini öğrenme, fikrini yoklama. Maksad ve niyetini anlamağa çalışma. |
| MİZMAR: | (C: Mezâmir) Meydan. At yarıştıracak ve at oynatacak yer. * İnce belli at. |
| MİZMAR: | Düdük, kaval. * Mukaddes Zebur Kitabının her bir suresi. * Hançere, nefes borusu. (Bak: Mezâmir) |
| MİZMAR-ZEN: | f. Düdük çalan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İZMAM : | Bir kimseden söz alma. * Bir insanı kötülenecek bir halde bulma. |
| İZ (İZİN) : | "Hem, vakt, yevm, hîn" gibi kelimelerden sonra ek olarak kullanılır. Meselâ: Hîneizin: O vakit ki. Yevmeizin: O gün ki, kelimelerinde olduğu gibi. * Mâzi fiillerinden evvel "iz" gelirse: İzküntü muallimen: Muallim olduğum zaman mânasına geliyor. (iz) Yazılmasa mânası, muallim idim olur. |