Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
KÂTİB: Yazan, yazıcı, kitâbet eden. Usta yazıcı.
KÂTİB-İ ADL: Noter.
KÂTİB-İ EZELÎ: Her şeyin hayatının mukadderatını ezelden bilip yazan Cenab-ı Hak (C.C.)
KÂTİB-İ HUSUSÎ: Büyük bir kimsenin kullandığı özel kâtip, hususi kâtib.
KÂTİB-İ SIRR: Gizli şeyler yazdırılan kâtip, sır kâtibi.
KÂTİB-İ VAHY: Kur'an-ı Kerim âyetlerini yazan. Vahy kâtibi.
KÂTİBANE: Kitâbet kaidesine göre, kâtipcesine.
İçerisinde 'KÂTİB' geçenler
ETFAL-İ MEKÂTİB: Mekteb çocukları, okul talebeleri.
KÂTİB-İ ADL: Noter.
KÂTİB-İ EZELÎ: Her şeyin hayatının mukadderatını ezelden bilip yazan Cenab-ı Hak (C.C.)
KÂTİB-İ HUSUSÎ: Büyük bir kimsenin kullandığı özel kâtip, hususi kâtib.
KÂTİB-İ SIRR: Gizli şeyler yazdırılan kâtip, sır kâtibi.
KÂTİB-İ VAHY: Kur'an-ı Kerim âyetlerini yazan. Vahy kâtibi.
KÂTİBANE: Kitâbet kaidesine göre, kâtipcesine.
KİRAMEN KÂTİBÎN: İnsanların iki tarafında bulunup, sevablarını ve günahlarını yazan meleklerin adı.
MEKÂTİB: (Mekteb. C.) Mektebler, okullar.
MEKÂTİB-İ ÂLİYE: Yüksek mektebler. Yüksek okullar. Üniversite ayarındaki mektebler.
MEKÂTİB-İ HUSUSİYE: Hususi mektebler. Özel okullar.
MEKÂTİB-İ İBTİDÂİYYE: İlk mektebler, ilk okullar.
MEKÂTİB-İ İ'DÂDİYYE: Yüksek mekteblere talebeyi hazırlayan, rüştiyeden sonra gidilen mektebler. Liseler.
MEKÂTİB-İ LEYLİYYE: Yatılı mektebler.
MEKÂTİB-İ RÜŞDİYYE: Orta mekteb derecesinde ve altı sınıflık olan Osmanlı Devleti devrindeki mektebler.
MEKÂTÎB: (Mektub. C.) Mektublar.
MÜKÂTİB: Mektup yazan. Mektuplaşan. * Fık: Köle veyâ câriyesinin azâd edilmesini bir kazanca veya bir müddete bağlayan efendi.
SER-KÂTİB: Başkâtip.
SERKÂTİB: f. Baş kâtib. Hükümdarların başkâtibleri.
SIRKATİBİ: Eskiden hükümdarların yanlarında bulundurdukları hususi kâtib.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
KÂTİB-İ ADL : Noter.
KATİ' : (C.: Ekâti-Aktâ-Kutân) Kamçı. * Deve ve koyun sürüleri.
KAT' : Kesme, ayırma. * Geçme. Yol almak. Yüzerek geçmek. * Delil ve bürhan ile ilzam etmek. * Edb: Sözün te'sirini arttırmak ve dinleyenin anlayışına bırakmak için söz bitmeden kesivermek."İmtihan geliyor. Çalışın, yoksa..."Görmüyor gittiği yanlış yolu zannım çoğunuz Size rehberlik eden haydudu artık koğunuz.Bunu benden duyunuz, ben ki, evet Arnavud'um!..Başka bir şey diyemem... İşte perişan yurdum!...Mehmed Akif
KA' : (C.: Akva') Düz yer.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...