Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
KİBA: Süprüntü.
KİBAR: (Kebir. C.) İnce ve nârin yapılı. Terbiyeli ve nezaket sahibi. Hassas.
Kebirler. Büyük rütbeliler. Büyükler.
KİBARANE: f. Büyük adamlara, nâzik ve görgülü kimselere yakışır şekil ve surette.
KİBARE: Ululuk, büyüklük.
KİBASE: Bütün olan hurma salkımı.
KİBAŞ: (Kebş. C.) Erkek koyunlar, koçlar.
İçerisinde 'KİBA' geçenler
İNKİBAB: Yüzüstü düşme, yere kapanma.
KELÂM-I KİBÂR: Büyük, akıllı, veli ve meşhur zâtların güzel, veciz ve çok kıymetdâr olan sözleri ve kelâmı.
KİBAR: (Kebir. C.) İnce ve nârin yapılı. Terbiyeli ve nezaket sahibi. Hassas. * Kebirler. Büyük rütbeliler. Büyükler.
KİBARANE: f. Büyük adamlara, nâzik ve görgülü kimselere yakışır şekil ve surette.
KİBARE: Ululuk, büyüklük.
KİBASE: Bütün olan hurma salkımı.
KİBAŞ: (Kebş. C.) Erkek koyunlar, koçlar.
MUAKKİBÂT: Gece ve gündüz melâikesi. * Namazı müteakib otuz üçer defa tekrar edilen tesbih. (Bak: Tesbih)
NA-ŞİKİBÂNE: f. Sabırsızlıkla.
NA-ŞİKİBÂNÎ: f. Sabırsızlık.
RAKİBAN: (Rakib. C.) f. Rakibler. Birbirleriyle yarışanlar. * Bekçiler.
SİGAR Ü KİBAR: Küçükler ve büyükler.
ŞEKİBA: f. Sabırlı, tahammüllü, mütehammil.
ŞİKİBA: (Şikibende) Sabırlı.
TA'KİBÂT: Suç işleyene karşı harekete geçmek ve suçluluk derecesini araştırmak.
TERKİBAT: (Terkib. C.) Terkipler. Birkaç şeyin karıştırılmasıyla meydana gelen şeyler.
TERKİBAT-I NİSBET-İ HAFİYE: Gizli düşünce ve tasavvurlardan meydana gelen terkibler.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
KİBAR : (Kebir. C.) İnce ve nârin yapılı. Terbiyeli ve nezaket sahibi. Hassas. * Kebirler. Büyük rütbeliler. Büyükler.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...