Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
KİFA: Bir parça veya iki bez (ki birbirine dikip çadır eteğini yaparlar.)
Eşitlik, beraberlik, müsâvât.
KİFAF: (Aslı: Kefaf) Yetecek kadar olma. İhtiyaca yetecek kadar azık.
Bir şeyin güzide ve hayırlısı.
(Keffe. C.) Terazi kefeleri.
KİFAF-I NEFS: (Aslı: kefaf-ı nefs) Yalnız kendisi için yetecek kadar.
Ölmeyecek kadar olan rızık, gıda.
KİFAH: Din için muharebe.
KİFAT: Cem'olmuş, toplanmış, biriktirilmiş.
İçinde birşey toplanıp biriktirilen yer.
Hızlı uçmak, gitmek.
(Küfv. C.) Küfüvler, benzerler, eşler, denkler.
KİFAYET: Lüzumlu kadar olmak. Yetişmek. Bir işe yetecek kadar olmak. İktidar. Liyâkat. Yararlık.
İçerisinde 'KİFA' geçenler
ADEM-İ KİFÂYET: Kifâyet etmeme, kâfi gelmeme, yetmezlik.
AKİFAN: Uzun ayaklı karınca. * Araptan bir kabile adı.
ALE-L-KİFAYE: Yetecek kadar, kâfi gelir derecede, yeter derecede.
FARZ-I KİFAYE: Bir kısım müslümanların yapması ile diğerlerinin günahtan kurtuldukları farz. Cenâze namazı kılmak gibi.
HADD-İ KİFAYE: Kifâyet derecesi, yeterlik derecesi.
KİFAF: (Aslı: Kefaf) Yetecek kadar olma. İhtiyaca yetecek kadar azık. * Bir şeyin güzide ve hayırlısı. * (Keffe. C.) Terazi kefeleri.
KİFAF-I NEFS: (Aslı: kefaf-ı nefs) Yalnız kendisi için yetecek kadar. * Ölmeyecek kadar olan rızık, gıda.
KİFAH: Din için muharebe.
KİFAT: Cem'olmuş, toplanmış, biriktirilmiş. * İçinde birşey toplanıp biriktirilen yer. * Hızlı uçmak, gitmek. * (Küfv. C.) Küfüvler, benzerler, eşler, denkler.
KİFAYET: Lüzumlu kadar olmak. Yetişmek. Bir işe yetecek kadar olmak. İktidar. Liyâkat. Yararlık.
MAAL-KİFAYE: Kâfi olmakla, yetmekle beraber.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
KİFAF : (Aslı: Kefaf) Yetecek kadar olma. İhtiyaca yetecek kadar azık. * Bir şeyin güzide ve hayırlısı. * (Keffe. C.) Terazi kefeleri.
KİBA : Süprüntü.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...