Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
KİH: İrin, cerahat.
KİH: (C.: Kihân) f. Küçük, sagir.
KİHAL: (Kehl. C.) Kemâlini bulmuş kimseler. Kâmil insanlar. Olgunluk çağında bulunanlar.
KİHALET: Göz için sürme yapma. Sürmecilik.
Göz doktorluğu. Göz hastalıkları bilgisi.
KİHAN: (Kih. C.) Küçükler.
KİHAN Ü MİHAN: Küçükler ve büyükler.
KİHANET: (Bak: Kehânet)
KİHİN: f. Küçük, sagir.
KİHTER: f. Yaşça en küçük olan.
KİHTERÎ: f. Yaşça küçüklük.
İçerisinde 'KİH' geçenler
ENGÜŞT-İ KİHİN: Serçe parmak.
ENGÜŞT-İ KİHİN: Serçe parmak.
FAKİH: (Fâkihe) Yaş meyve, yemiş, yaş hurma ağacı. * Şenlendiren, sevindiren.
FAKİH: Fıkıh ilmini bilen. İslâm hukukçusu. * Zeki, anlayışlı kimse.
FAKİHE: (C: Fevâkih) Yemiş, yaş meyve.
FAKİHET-ÜL CENNET: Cennet meyvesi.
FAKİHET-ÜŞ ŞİTA: Kış meyvesi. * Mc: Ateş.
FAKİHİYY (FÂKİHANÎ): Yemiş satan kimse.
FEKİH: Mütekebbir, gururlu ve şerli kimse.
FEVAKİH: (Fâkihe. C.) Meyveler, yemişler, fâkiheler.
İBBÂN-ÜL FÂKİHE: Meyva mevsimi.
KEHAM (KİHÂM): Yaşlı, ihtiyar. (Kesmez kılıca "seyf-i kihâm"; peltek lisana "lisan-ı kihâm"; ağır yürüyüşlü ata "feres-i kihâm" derler.)
KİHAL: (Kehl. C.) Kemâlini bulmuş kimseler. Kâmil insanlar. Olgunluk çağında bulunanlar.
KİHALET: Göz için sürme yapma. Sürmecilik. * Göz doktorluğu. Göz hastalıkları bilgisi.
KİHAN: (Kih. C.) Küçükler.
KİHAN Ü MİHAN: Küçükler ve büyükler.
KİHANET: (Bak: Kehânet)
KİHİN: f. Küçük, sagir.
KİHTER: f. Yaşça en küçük olan.
KİHTERÎ: f. Yaşça küçüklük.
MÜSTENKİH: Araştıran. İnceliyen, tedkik eden. * Ağız koklıyan.
MÜTENAKİH: Nikâhlanan.
NAKİH: (Nekahet. den) Hastalıktan yeni kurtulmuş olup henüz zayıf olan kimse.
NAKİHE: Nikâhlı kadın eş.
TEFKİH: (Fıkh. dan) Öğretme, anlatma. * Fıkıh öğretme.
TEFKİH: Hayrete düşürme. * Hoşlandırma. * Yemiş yedirme.
TELKİH: İlkah etmek. Aşılamak. * Aşı. * Cinsinin üremesini sağlamak.
TENKİH: Nikâh etmek, nikâhlanmak.
TENKİH: Araştırıp, dikkat edip bir şeyin sonuna hakikatına ermek. * Bir şeyin fazla ve gereksiz kısımlarını çıkarıp kısaltarak düzeltmek. * Temizlemek. * Bütçe tanzimi için maaşları azaltmak.
TENKİH-ÜL MENAT: Menatın, yani illetin ayıklanması. Usul-ü Fıkhın kıyas bahsine ait bir ıstılahtır. Kıyasın dört rüknünden biri olan illetin, diğer benzeri hususiyetlerden ayıklanmasıdır. Şöyle ki: Şâri (Allah C.C.) bir hükmü bir sebebe bina eder. Fakat o illetle beraber hükme te'siri olmayan birçok özellikler de bulunur. Bu yabancı özellikleri ayıklamak ve esas sebebi meydana çıkarmak gerektir. İşte bu, bir tenkih-ül menat çalışmasıdır.
TERKİH: İşi salâha getirmek.
TEŞKİH: Hurma koruğu renklenmeye başlamak.
VAKÎH: Hayâsız, utanmaz, edepsiz.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
KİHAL : (Kehl. C.) Kemâlini bulmuş kimseler. Kâmil insanlar. Olgunluk çağında bulunanlar.
KİBA : Süprüntü.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...