Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
KİLE: 40 litrelik hububat ölçüsü. Eski bir ağırlık ölçüsü.
KİLE: (C.: Kilel) İnce tülbendden yapılan cibinlik.
KİLECE: (C.: Kilecât-Keyalic) Arpa.
Kile, mikyal.
KİLEM: (Kelime. C.) Kelimeler, kelâmlar, sözler.
KİLER: Erzak koymağa mahsus dolap. Yiyecek, içecek şeyler koyulan mahzen, anbar veya oda. (Bak: Kilar)
KÎLELER: "Denildiler" demek olup bir mes'ele hakkındaki muhtelif rivayetleri ifade eder.
İçerisinde 'KİLE' geçenler
ÂKİLET-ÜL EKBÂD: Ciğerler yiyen kadın. * Uhud harbinde şehid olan Hz. Hamza'nın (R.A.) göğsünü yararak ciğerlerini yiyen Ebu Süfyanın karısı Hind.
AKÎLE: (C.: Akayil) Baba tarafından akraba. * Her şeyin en iyisi.
ÂKİLE: (C.: Avakil) Baba tarafından olan akraba.* Baş tarayıcı kadın.
ÂKİLE: Yenirce adı verilen yara.
BEKİLE: Yağla karışmış keş.
EKİLE: Yenmiş, yenilmiş yemek.
ESLİHA-İ SAKİLE: Top gibi ağır silâhlar.
HAKÎLE: Uzun buğday. * Bağırsak içinde olan su.
HEY'ET-İ VEKİLE: Vekiller hey'eti, icra vekileri hey'eti. Bakanlar Kurulu. Başbakanın riyaset ettiği heyet.
KALE-KÎLE: Dedi-denildi şeklindeki nakiller.
KARHA-İ ÂKİLE: Tıb: Etrâfını yiyip, genişleyerek büyüyen yara.
KESRE-İ SAKİLE: "I" diye okunan kesre.
KİLECE: (C.: Kilecât-Keyalic) Arpa. * Kile, mikyal.
KİLEM: (Kelime. C.) Kelimeler, kelâmlar, sözler.
KİLER: Erzak koymağa mahsus dolap. Yiyecek, içecek şeyler koyulan mahzen, anbar veya oda. (Bak: Kilar)
KÎLELER: "Denildiler" demek olup bir mes'ele hakkındaki muhtelif rivayetleri ifade eder.
MÜŞKİLE: Zor ve müşkil olan iş.
MÜTEVEKKİLEN: Mütevekkil olarak, tevekkül etmiş olarak.
MÜTEVEKKİLEN ALÂLLAH: Allah'a sığınarak, Allah'a tevekkül ederek.
NAKİLE: (C.: Nekâyil) Ayakkabıya yapılan yama.
ŞAKİLE: Yol. Tarik. Meslek. * Yaradılış. Tıynet. Seciye. Mizac. Bir kimsenin yaratılışının temel hususiyeti.
ÜKİLE: Gıybet.
ZAMME-İ MAKBUZE-İ SAKİLE: (U) sesini veren zamme.
ZAMME-İ MEBSUTA-İ SAKİLE: (O) sesini veren zamme.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
KİLECE : (C.: Kilecât-Keyalic) Arpa. * Kile, mikyal.
KÎL : Söz, kelâm, denilen.
KİBA : Süprüntü.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...