| Kelime | Anlam |
|---|
| KİNE: | f. Kin, garaz. Kalbde beslenen düşmanlık. |
| KİNE-İ PELENG: | "Kaplan kini" : Kolay kolay sükunet bulmayan kin. |
| KİNECU: | f. Öc almağa uğraşan, intikam almak için çalışan. |
| KİNEDÂR: | f. Kindâr, kin güden, düşmanlık besliyen. |
| KİNEGÂH: | f. Savaş meydanı, muharebe alanı, harp sahası. |
| KİNEHÂH: | f. İntikam ve öc almak istiyen. Müntakim, kinci. |
| KİNEKEŞ: | f. Düşmandan öc ve intikam alan. |
| KİNEMEŞHUN: | f. Kinle, intikamla dolu. |
| KİNETİK: | Fr. Hareketle alâkalı. Hareket dolayısıyla meydana gelen, hareketli. |
| KİNEVER: | f. Kin besleyen, hased eden, kinci. |
| KİNEKEŞ: | f. Düşmandan öc ve intikam alan. |
| KİNEMEŞHUN: | f. Kinle, intikamla dolu. |
| İçerisinde 'KİNE' geçenler |
|---|
| EMKİNE: | (Mekân. C.) Mekânlar, hâneler, evler, mahaller, mevkiler, yerler. |
| EMKİNE-İ CEDİDE: | Yeni evler. |
| İCTİMA-İ SÂKİNEYN: | İki sessiz harfin yanyana bulunması. * Ast: İki gezegenin yan yana gelmesi. |
| KAZİYE-İ MÜMKİNE: | Mümkün olan hüküm, kaziyye.(Meselâ: Kim iki rekât namazı filan vakitte kılsa, bir hac kadardır. İşte iki rekât namaz bazı vakitte bir hacca mukabil geldiği hakikattır. Herbir iki rekât namazda bu mâna külliyet ile mümkündür. Demek şu nevideki rivayetler vukuu bilfiil dâimi ve külli değil, zira kabulün madem şartları vardır. Külliyet ve daimilikten çıkar. Belki ya bilfiil muvakkattır, mutlaktır, veyahut mümkinedir, külliyedir. Demek şu nevi ehadisteki külliyet ise, imkân itibariyledir... S.) |
| KİNE-İ PELENG: | "Kaplan kini" : Kolay kolay sükunet bulmayan kin. |
| KİNECU: | f. Öc almağa uğraşan, intikam almak için çalışan. |
| KİNEDÂR: | f. Kindâr, kin güden, düşmanlık besliyen. |
| KİNEGÂH: | f. Savaş meydanı, muharebe alanı, harp sahası. |
| KİNEHÂH: | f. İntikam ve öc almak istiyen. Müntakim, kinci. |
| KİNEKEŞ: | f. Düşmandan öc ve intikam alan. |
| KİNEMEŞHUN: | f. Kinle, intikamla dolu. |
| KİNETİK: | Fr. Hareketle alâkalı. Hareket dolayısıyla meydana gelen, hareketli. |
| KİNEVER: | f. Kin besleyen, hased eden, kinci. |
| KİNEKEŞ: | f. Düşmandan öc ve intikam alan. |
| KİNEMEŞHUN: | f. Kinle, intikamla dolu. |
| MA'DUMAT-I MÜMKİNE: | Var olacağı ilm-i İlâhîde mâlum olup, henüz mevcud olmayan hâdisat. |
| MEKÎNET: | Onur, vakar, ciddiyet, ağırbaşlılık. |
| PÜR-KİNE: | f. Düşmanlık ve gazab dolu. |
| SEKİNE(T): | Sükûn ve itmi'nan, temkin. Nefisteki telâşın kesilmesi ile hâsıl olan kalb huzuru ve sükûneti. * Telâş ve hafifliğin zıddıdır. * Kalb rahatlığı, kalb kuvveti veren çok mühim bir duânın ismi. (Bu, Sekine isimli duâ, Hazret-i Ali Radıyallâhü Anh gibi evliyânın bildiği ve içerisinde ondokuz harfli ondokuz âyet bulunan çok mühim, sükûnet ve itmi'nan veren bir duâdır. Hizb-ül Envar-ül Hakaik-ın Nuriye'de mevcuttur.) |
| SÜR'AT-İ MÜMKİNE: | Mümkün olan çabukluk. |
| YAKÎNEN: | Hiç şübhesiz olarak, kat'i surette. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| KİNE-İ PELENG : | "Kaplan kini" : Kolay kolay sükunet bulmayan kin. |
| KİN : | f. Gizli düşmanlık. Garaz. Buğz. Adâvet. |
| KİBA : | Süprüntü. |