Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
KAİM: Ayakta duran. Mevcut. Baki.
Vaktini ibadetle geçiren.
KAİME: Uzun bir kâğıda yazılan ferman.
Kitap yaprağı.
Kâğıt para.
KAİMEN: Ayakta durarak. Yıkılmamış.
Canlı olarak.
KAİM-MAKAM: Birinin yerine geçen. Kaymakam. Bir kazayı (İlçe) idâre eden memur. Osmanlılarda, binbaşı ile miralay arasındaki askeri rütbe. Yarbay.
İçerisinde 'KAİM' geçenler
KAİME: Uzun bir kâğıda yazılan ferman. * Kitap yaprağı. * Kâğıt para.
KAİMEN: Ayakta durarak. Yıkılmamış. * Canlı olarak.
KAİM-MAKAM: Birinin yerine geçen. Kaymakam. Bir kazayı (İlçe) idâre eden memur. Osmanlılarda, binbaşı ile miralay arasındaki askeri rütbe. Yarbay.
KEMKAİM: f. Anlayışsız. İdrakten âciz.
ÜMMET-İ KAİME: Hakşinas, doğru, doğrudan ve Allah için kalkan, müstakim ve âdil ümmet.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
KAİME : Uzun bir kâğıda yazılan ferman. * Kitap yaprağı. * Kâğıt para.
KAİB : (C.: Kevâib) Tomurcuk memeli kız.
KA' : (C.: Akva') Düz yer.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...