Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KABİR: | Büyük, ulu. |
| KABİR: | (Bak: Kabr) |
| İçerisinde 'KABİR' geçenler | |
| ASAGİR Ü EKÂBİR: | f. İtibar ve mevkice küçükler ve büyükler. |
| EKÂBİR: | (Ekber. C.) En büyükler. Pek büyükler. Devlet ricali. Rütbece büyük olanlar. |
| EKÂBİR-İ ULEMÂ: | En büyük âlimler, en büyük İslâm âlimleri. Âlimlerin en ileri derecede olanları. |
| MAKABİR: | (Kabr. C.) Kabirler. Mezarlar. |
| MEKABİR: | (Bak: Makabir) |
| MÜKÂBİR: | Kendini büyük gören, karşısındakini küçümsüyerek, doğru sözünü kabul etmeyen. Haksız olduğu hâlde hak iddiasında bulunan. |
| MÜTEKÂBİR: | (Kibr. den) Kibirli. Kendini büyük gören. |
| SENG-İ KABİR: | (Seng-i mezar) Mezar taşı. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KABİA : | Kılıç kabzasının başında olan gümüş veya demir. |
| KAB : | Çok eski devir silâhlarından olan yayın kabzası (tutacak yeri) ile köşesi arasındaki mesafe, her "yay" da "iki kab" olan miktar. |
| KA' : | (C.: Akva') Düz yer. |