Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
KABB: İnce belli olmak.
Gönlün eğlendiği gönül eğlencesi.
Makara ortasındaki ağaç.
KABBA: İnce belli, zayıf kadın. (Müz : Akbeb)
KABBAN: Büyük terazi, baskül.
KÂBBE: Hüzünden ve gamdan dolayı, hali kötü ve kalbi kırık olmak.
KABBE: Yağmur damlası.
Gök gürlemesi.
İçerisinde 'KABB' geçenler
EKABB: İnce belli.
KABBA: İnce belli, zayıf kadın. (Müz : Akbeb)
KABBAN: Büyük terazi, baskül.
KÂBBE: Hüzünden ve gamdan dolayı, hali kötü ve kalbi kırık olmak.
KABBE: Yağmur damlası. * Gök gürlemesi.
MUKABBEB: (Kubbe. den) Kubbeli.
MUKABBEL: (Kabl. dan) Öpülmüş, takbil edilmiş.
MUKABBIZ: (Kabz. dan) Sıkan, daraltan.
MUKABBİL: (C.: Mukabbilîn) Öpen, takbil eden.
MUKABBİLÎN: (Mukabbil. C.) Öpenler, takbil edenler.
MÜTEKABBIZ: (Kabz. dan) Toplanıp çekilen. *Asık suratlı, asık, çehreli. * Buruşup kasılan adale.
MÜTEKABBİL: (Kabul. den) Kabul eden, üstüne alan.
TAKABBUH: Çirkinlik.
TAKABBUZ: (C.: Takabbuzât) (Kabz. dan) Toplanıp çekilme. Büzülme. * Kabız olmak, peklik.
TAKABBÜB: Binaya kubbe yapmak.
TAKABBÜL: (Kabul. den) Kabullenme. Üstüne alma. Bir şeyi taahhüd ve iltizam etme. * Öpülme.
TEKABBEL: "Kabul etsin" mânasında söylenir.
TEKABBELALLAH: Allah kabul etsin (meâlinde duâ).
TEKABBUH: (Kubh. dan) Çirkin görme. kötü sayma.
TEKABBÜL: Kabul etmek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
KABBA : İnce belli, zayıf kadın. (Müz : Akbeb)
KAB : Çok eski devir silâhlarından olan yayın kabzası (tutacak yeri) ile köşesi arasındaki mesafe, her "yay" da "iki kab" olan miktar.
KA' : (C.: Akva') Düz yer.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...