Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KALANSUVE (KULENSİYE): | (C.: Kalânis-Kalânis-Kılâs) Takke, külâh, kavuk. (Bak: Kalensüve) |
| İçerisinde 'KALANSUVE (KULENSİYE)' geçenler | |
| İçerisinde 'KALANSUVE (KULENSİYE)' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KALÂNİS : | Takkeler, külâhlar. |
| KÂLA : | f. Kumaş. * Ev eşyası, giyim eşyası. * Sermaye, anamal. |
| KAL' : | Bir şeyi kökünden çekip koparmak. * Kendisinden iyi kalay çıkan maden. * Azletmek. Bir tarafa ayırmak.(... İşte bak: şu cezire-i vasiada vahşi ve âdetlerine mutaassıb ve inadcı muhtelif akvamı ne çabuk âdât ve ahlâk-ı seyyie-yi vahşiyanelerini def'aten kal' u ref' ederek bütün ahlâk-ı hasene ile teçhiz edip bütün âleme muallim ve medeni ümeme üstad eyledi... M.N.) |
| KA' : | (C.: Akva') Düz yer. |