Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
KALIB: (Ka, uzun okunur) Hususi bir biçim, bir şekil alması istenen bazı şeylerin konmasına mahsus araç. (Buz kalıbı, çizme kalıbı gibi)
Hususi surette dökülmesi istenen şeylere mahsus zarf.
Beden, vücut, gövde.
Şekil ve suret nümunesi, örnek.
Bir kalıba dökülmüş veya kalıptan çıkmış şey.
KALÎB: Kuyu, çok eski zamandan kalmış kuyu.
KÂLİB (KELİB): İt tutan kimse. Köpeğe av tâlim ettiren kimse.
İçerisinde 'KALIB' geçenler
ASHÂB-I KALİB: Bedirde öldürülüp kuyuya atılmış olan müşrikler.
KÂLİB (KELİB): İt tutan kimse. Köpeğe av tâlim ettiren kimse.
MUNKALİB: İnkılâb eden. Dönen. Dönmüş. Başka bir şekle ve kılığa girmiş olan. Değişmiş, değişen.
MÜNKALİB: İnkılab eden. Dönen, dönmüş. Başka bir hale girmiş olan. Değişen.
MÜTEKÂLİB: (C.: Mütekâlibîn) (Kelb. den) Köpek gibi birbirinin üstüne atılan.
MÜTEKÂLİBÂNE: f. Köpek gibi birbirinin üstüne sıçrayarak.
MÜTEKÂLİBİN: (Mütekâlib. C.) Köpek gibi birbirlerinin üzerlerine sıçrayanlar.
TEKALİB: (Taklib. C.) Döndürmeler, çevirmeler. İçi dışa çevirmeler.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
KÂLİB (KELİB) : İt tutan kimse. Köpeğe av tâlim ettiren kimse.
KALİ' : (Kal. dan) Kökten söküp atan. Kökünden çıkaran.
KAL' : Bir şeyi kökünden çekip koparmak. * Kendisinden iyi kalay çıkan maden. * Azletmek. Bir tarafa ayırmak.(... İşte bak: şu cezire-i vasiada vahşi ve âdetlerine mutaassıb ve inadcı muhtelif akvamı ne çabuk âdât ve ahlâk-ı seyyie-yi vahşiyanelerini def'aten kal' u ref' ederek bütün ahlâk-ı hasene ile teçhiz edip bütün âleme muallim ve medeni ümeme üstad eyledi... M.N.)
KA' : (C.: Akva') Düz yer.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...