Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
KÂLUS: f. Ahmak, ebleh, akılsız.
KALUS: (C.: Kulus-Kalâyıs) Ayakları uzun genç deve.
Yüksek.
Murdarlıklar akan çay. Kirli ırmak.
KÂLUSANE: f. Akılsızcasına, ahmakçasına.
İçerisinde 'KALUS' geçenler
KÂLUSANE: f. Akılsızcasına, ahmakçasına.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
KÂLUSANE : f. Akılsızcasına, ahmakçasına.
KALÛ : (A, uzun okunur) Dediler. Onlar söylediler (meâlinde fiil).
KAL' : Bir şeyi kökünden çekip koparmak. * Kendisinden iyi kalay çıkan maden. * Azletmek. Bir tarafa ayırmak.(... İşte bak: şu cezire-i vasiada vahşi ve âdetlerine mutaassıb ve inadcı muhtelif akvamı ne çabuk âdât ve ahlâk-ı seyyie-yi vahşiyanelerini def'aten kal' u ref' ederek bütün ahlâk-ı hasene ile teçhiz edip bütün âleme muallim ve medeni ümeme üstad eyledi... M.N.)
KA' : (C.: Akva') Düz yer.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...