Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KANAAT: | Aç gözlü olmayıp hırs göstermemek. Kısmetinden fazlasına göz dikmemek. Helâl ile yetinip haramı istememek. Az şeyi de olsa kısmetine razı olmak.(Semere-i sa'yine ve kısmetine rıza kanaattir, meyl-i sa'yi kuvvetlendirir. Mevcuda iktifa dûnhimmetliktir. M.) (Bak: Himmet) |
| KANAATBAHŞ: | f. Kanaat verici, inandırıcı. |
| KANAATKÂR: | f. Kanaat sâhibi. Kanaat edip az şeyle iktifâ eden. |
| KANAATKÂRANE: | f. Kanaat sâhibi bir kimseye yakışır tarzda. |
| İçerisinde 'KANAAT' geçenler | |
| KANAATBAHŞ: | f. Kanaat verici, inandırıcı. |
| KANAATKÂR: | f. Kanaat sâhibi. Kanaat edip az şeyle iktifâ eden. |
| KANAATKÂRANE: | f. Kanaat sâhibi bir kimseye yakışır tarzda. |
| KÜNC-İ KANAAT: | Kanaat köşesi. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KANAATBAHŞ : | f. Kanaat verici, inandırıcı. |
| KANA : | Süngüler. |
| KÂN : | f. Bir şeyin menbaı. * Kuyu. Kaynak. * Mâden ocağı. * Bir keyfiyetin. (niteliğin) bol olarak bulunduğu kimse. |
| KA' : | (C.: Akva') Düz yer. |