Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
KANUN: (C.: Kavânin) Herkesin uyması için devletin teşri kuvveti tarafından konulan her türlü meşru nizam, kaide, emir, nehiy ve yasaklar.
Kaziye-i külliye. Kâinatta Allah'ın koyduğu değişmez nizam.
KANUN-U ASKERÎ: Askerlik kanunu.
KANUN-U ESASÎ: Temel kanun. Temel ve esasa ait kanun. Bir bünyenin aslını ve mahiyetini teşkil eden kanun. (Bak: Teşkilât-ı esasiye)
KANUN-U KADİM: Eski âdet.
KÂNUN: Ocak. Ateş yanan yer. Zaman.
Kış mevsimi.
Sakil, ağır adam.
Kış mevsiminin ilk iki ayı.
Mangal. Soba.
KÂNUN-U DEHA: Dehâ kaynağı. Dehâ ocağı, akıl, zekâ kaynağı.
KÂNUN-U EVVEL, KÂNUN-U SÂNİ: Aralık, Ocak.
KANUNEN: Kanuna göre. Kanunca. Kanuna uyarak. Kanun yolu ile.
KANUNİ: Kanuna dâir. Kanuna ait.
Avrupavâri kanuna vesile olan Osmanlı Padişahı Sultan Süleyman'ın bir nâmı. (Bak: Sultan Süleyman Han)
KANUNİYET: Kanunluluk. Kanun haline gelmek.
KANUNNAME: f. Kanun kitabı. Anayasa.
KANUNŞİNAS: f. Kanun ve nizam koyan, kanunun inceliklerini bilen.
İçerisinde 'KANUN' geçenler
ATALET KANUNU: Fiz: Duran bir cisim, bir kuvvetin etkisi olmadan hareket edemez; ve hareket hâlindeki bir cisim, bir kuvvetin etkisi olmadan hızını ve yönünü değiştiremez.
CAZİBE KANUNU: Madde âleminde geçerli olan Cenab-ı Hakk'ın tekvini bir kanunudur. Bu kanuna göre iki madde birbirini aralarındaki mesafe ile ters orantılı; kütle ve miktarlarıyla orantılı olarak çeker.
FEVKALKANUN: Kanun üstü. Kanunun kabul etmediği. Kanunun karışmadığı.
KANUN-U ASKERÎ: Askerlik kanunu.
KANUN-U ESASÎ: Temel kanun. Temel ve esasa ait kanun. Bir bünyenin aslını ve mahiyetini teşkil eden kanun. (Bak: Teşkilât-ı esasiye)
KANUN-U KADİM: Eski âdet.
KÂNUN-U DEHA: Dehâ kaynağı. Dehâ ocağı, akıl, zekâ kaynağı.
KÂNUN-U EVVEL, KÂNUN-U SÂNİ: Aralık, Ocak.
KANUNEN: Kanuna göre. Kanunca. Kanuna uyarak. Kanun yolu ile.
KANUNİ: Kanuna dâir. Kanuna ait. * Avrupavâri kanuna vesile olan Osmanlı Padişahı Sultan Süleyman'ın bir nâmı. (Bak: Sultan Süleyman Han)
KANUNİYET: Kanunluluk. Kanun haline gelmek.
KANUNNAME: f. Kanun kitabı. Anayasa.
KANUNŞİNAS: f. Kanun ve nizam koyan, kanunun inceliklerini bilen.
LÂYIHA-İ KANUNİYE: Huk: Henüz tasdik edilmemiş kanun tasarısı.
MESAG-İ KANUNÎ: Kanunen izin ve ruhsat verilmiş.
VÂZI-I KANUN: Kanun koyan. Kanun yerleştiren. Kanun hazırlayan.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
KANUN-U ASKERÎ : Askerlik kanunu.
KANU' : Kanaat sâhibi. Kanaatkâr, kanaatli. Hakkına razı olan.
KÂN : f. Bir şeyin menbaı. * Kuyu. Kaynak. * Mâden ocağı. * Bir keyfiyetin. (niteliğin) bol olarak bulunduğu kimse.
KA' : (C.: Akva') Düz yer.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...