Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KARİB: | Çok yakın. Yerce ve mekânca uzak olmayan. Yakın hısım. |
| KARİB-ÜL AHD: | Yakın zamanda. |
| KARİB (KAREB): | (C.: Kavarib-Ekrub) Gemi sandalı. |
| KÂRİBAN: | f. Kervan. |
| KARİBEN: | Bir zaman sonra, yakın vakitte. Çok zaman geçmeden. Sülâlece ve soyca yakın olan. |
| İçerisinde 'KARİB' geçenler | |
| ADESE-İ MÜTEKARİB: | Yakınlaştıran mercek. |
| AKARİB: | (Bak: Ekarib) |
| AKARİB: | (Akreb. C.) Kuyruğunda zehiri bulunan bir hayvancık olan akrebler. |
| AN-KARİBİN: | Yakın vakitlerde. |
| AN-KARİB: | Yakından, çok zaman geçmeden. |
| AN-KARİB-İZ-ZAMAN: | Yakın vakitten. |
| EKARİB: | Akrabalar. Yakın hısımlar. |
| İHTİMALAT-I KARİBE: | Yakın ihtimaller. |
| KARİB-ÜL AHD: | Yakın zamanda. |
| KARİB (KAREB): | (C.: Kavarib-Ekrub) Gemi sandalı. |
| KÂRİBAN: | f. Kervan. |
| KARİBEN: | Bir zaman sonra, yakın vakitte. Çok zaman geçmeden. * Sülâlece ve soyca yakın olan. |
| MEKÂRİB: | (Mikreb. C.) Çift sürülen sabanlar. |
| MUKARİB: | Birbirine yakın ve karib olan. İyi ve kötü ortasında orta hâlli olan. |
| MUKARİB-ÜL VÜCUD: | Olması yakın, vücuda gelmesi yakın. |
| MÜTEKARİB: | (Kurb. dan) Yaklaşan, tekarüb eden. Birbirine yakın olan, gittikçe birbirine yaklaşan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KARİB-ÜL AHD : | Yakın zamanda. |
| KARİ : | (A, uzun okunur) Köyde sâkin olan, köylü. |
| KAR' (KUR') : | (C.: Ekrâ) Cem'etmek, toplamak. * Okumak, kıraat. |
| KA' : | (C.: Akva') Düz yer. |