Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KARR: | Durma. Karar verme. Su dökmek. Kulağına söylemek. Mahfe. |
| KARRA': | (C.: Karrâun) Güzel okuyan. |
| KARRA': | Ağaçkakan kuşu. |
| KARRA: | Bir kimsenin kulağına söylemek. Soğuk su dökmek. |
| KARRAUN: | (Karrâ. C.) Güzel okuyanlar. |
| KARRE: | Soğukluk, soğuk. |
| İçerisinde 'KARR' geçenler | |
| HATVE-İ TEKARRÜB: | Yaklaşma adımı. |
| KARRA': | (C.: Karrâun) Güzel okuyan. |
| KARRA': | Ağaçkakan kuşu. |
| KARRA: | Bir kimsenin kulağına söylemek. * Soğuk su dökmek. |
| KARRAUN: | (Karrâ. C.) Güzel okuyanlar. |
| KARRE: | Soğukluk, soğuk. |
| MAKARR: | (Karar. dan) Karar yeri. Karargâh. Kararlı yer. Merkez. Pâyitaht. |
| MAKARR-I HÜKÜMET: | Hükümet merkezi. Pâyitaht. |
| MAKARR-I İDARE: | İdare merkezi. Pâyitaht. Hükümet merkezi. |
| MAKARR-I SALTANAT: | Saltanat merkezi. Hükümetin idare edildiği baş şehir. |
| MAKSAD VE MÜSTEKARRIN TEMEYYÜZÜ: | Kelâmın maksadının ve karar kıldığı yerin açık olarak belli olması. |
| MUKARR: | (Karâr. dan) İkrâr olunmuş. "Vardır, öyledir evet." denilmiş. |
| MUKARRE: | Göz yaşının durması. |
| MUKARREB: | (Kurb. dan) Yakınlaşmış. Yakınlaştırılmış. Yakın. * Büyük zât veya padişah gibi kimselere hizmette yaklaşmış olan. |
| MUKARREBUN (MUKARREBÎN): | Büyük meleklerden bir zümre. * Takva ve ubudiyyet ile evliya derecesine gelmiş, Cenab-ı Hakk'ın indinde çok kıymetli ve mübarek büyük zâtlar. * Yakınlaşmış olanlar. |
| MUKARREN: | Bağlanmış nesne. |
| MUKARRER: | Kararlaşmış. Takrir edilmiş. Karar verilmiş. Kat'i. Şek ve şüpheden beri olan. Muhakkak ve müsellem olan. Anlatılmış. Bildirilmiş. |
| MUKARRERÂT: | Kararlaştırılan şeyler, kararlar. |
| MUKARRİ': | Azarlıyan, paylıyan, başa kakan. |
| MUKARRİB: | Takrib eden. Yaklaştıran. |
| MUKARRİB-ÜL VÜCUD: | Vücudunu yakın eden, yaklaştıran. |
| MUKARRİH: | (C.: Mukarrihât) Yara açan ilâç. |
| MUKARRİHAT: | (Mukarrih. C.) Yara açmakta kullanılan etkili ilâçlar. |
| MUKARRİN: | Birlikte bulunduran. |
| MUKARRİR: | (Karar. dan) Yerleştiren. Takrir eden. Sabit kılan. * Tekrar eden. Dersi tekrar ederek anlatan müderris. |
| MUKARRİZ: | (C.: Mukarrizin) (Karz. dan) Medheden, öven. Bir eseri medheden. |
| MUKARRİZÎN: | (Mukarriz. C.) Medhedenler, övenler. Medih yollu yazı yazanlar. Bir eseri medhedenler. |
| MUKARRÜN-BİH: | Başka birisine âit olduğu, birisi tarafından haber verilen hak. İkrâr olunan hak. |
| MÜSTAKARR: | (Karar. dan) Karar bulan, bir yerde sabit ve sakin olan. Kararlı. * Karargâh. Durulan yer. |
| MÜSTEKARR: | (Bak: Müstakarr) |
| MÜTEKARRİB(E): | (C.: Mütekarribîn) (Kurb. dan) Yaklaşan, yaklaşmağa çalışan, yakın olan, takarrüb eden. |
| MÜTEKARRİBÎN: | (Mütekarrib. C.) Takarrüb edenler, yaklaşanlar, yakın olanlar. |
| MÜTEKARRİH: | (Karh. dan) Yaralı, çıbanlı. Cerahatli yara veya çıban. |
| MÜTEKARRİR: | (Karar. dan) Kararlaşan, takarrür eden. Yerleşip kuvvet bulan. |
| MAKSAD VE MÜSTEKARRIN TEMEYYÜZ: | Kelâmın maksadının ve karar kıldığı yerin açık olarak belli olması. |
| TAKARR: | Birbiriyle kararlaşmak. |
| TAKARRUH: | (Karh. dan) Yara derinleşip büyüme. * Yara çıban olma. |
| TAKARRÜB: | Yakınlaşmak. Yaklaşmak. * Zamanı gelmek. Vakti yakın olmak. |
| TAKARRÜM: | Tatlı tatlı yeme. |
| TAKARRÜR: | Kararı verilmek.* Yerleşmek. Kararlaşmak. |
| TAKARRÜŞ: | Kesbetmek, almak, kazanmak. |
| TEKARRÜR: | (Bak: Takarrür) |
| TAKARRÜŞ: | Kesbetmek, almak, kazanmak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KARRA' : | (C.: Karrâun) Güzel okuyan. |
| KAR' (KUR') : | (C.: Ekrâ) Cem'etmek, toplamak. * Okumak, kıraat. |
| KA' : | (C.: Akva') Düz yer. |