Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KEŞAKEŞ: | f. Münâkaşa, çekişme. Keder, hüzün, tasa, gam. Sıkıntı, felâket, ıztırab. Tereddüt, kararsızlık. Pehlivanların birbirleriyle mücâdeleleri. İki kişinin, bir şeyi birer uçlarından tutup, her birinin kendine doğru çekmesi. |
| İçerisinde 'KEŞAKEŞ' geçenler | |
| İçerisinde 'KEŞAKEŞ' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KEŞAH : | Bir hastalık. (İnsanın böğrüne vâki olur da dağlarlar.) |
| KEŞ : | f. (Keşiden) Çekmek fiilinin emir kökü. Birleşik kelimeler de yapılır. Meselâ: Cefâ-keş $ : Cefâ çeken. Esrar-keş $ : Esrar çeken, esrar içen serseri. |
| KE : | "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın) |