Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KEBİR: | Büyük, âli, yüce. |
| KEBİRE: | (Müe.) Büyükler. Büyük günahlar. (Bak: Kebair) |
| İçerisinde 'KEBİR' geçenler | |
| BAHR-İ MUHİT-İ KEBİR: | (Bahr-i Muhit-i Mutedil) Büyük Okyanus. Pasifik Okyanusu. |
| CAMİ-İ KEBİR: | Büyük cami. |
| CEVŞEN-İ KEBÎR: | Büyük zırh. Peygamberimiz Hz. Muhammed'e (A.S.M.) vahiyle gelen en azîm ve en mühim bir münâcâtın ismidir. Bu harika münâcât, mârifetullahda terakki eden bütün âriflerin münâcâtının fevkindedir. Bin hâsiyeti olan ve bin Esmâ-i Hüsnâ'yı içine alan emsalsiz bir münâcât-ı Peygamberiyedir. |
| HARÎK-I KEBİR: | Büyük yangın. * Büyük Cihan Harbi. |
| HARK-I KEBİR: | Büyük yangın. * Cihan Harbi. (daha ziyade ihrak olarak kullanılır) |
| HAVZ-I KEBİR: | Fık: Büyüklüğü 45 - 50 metre kare genişliğinde olan akmayan, durgun su bulunan havuzdur. Genişliği bu ölçüden küçük olursa ona havz-ı sagir denilir. |
| KEBİRE: | (Müe.) Büyükler. Büyük günahlar. (Bak: Kebair) |
| SAHRA-YI KEBİR: | Büyük çöl. Cezayir, Tunus ve Libya'nın güneyinden Çat Çölü hizasına kadar uzanan Afrika'nın en büyük çölü. |
| SEFİR-İ KEBİR: | Büyük elçi. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KEBİRE : | (Müe.) Büyükler. Büyük günahlar. (Bak: Kebair) |
| KEBİB : | Darı. |
| KEB' : | Men'etmek, mâni olmak, engellemek. * Dinar. Dirhem. |
| KE : | "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın) |