Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KEC: | f. Eğri, çarpık. |
| KECABE: | f. Devenin üstüne konan oturulacak bir çeşit tahtırevan. |
| KECAVE: | f. Deve üstüne konulan bir cins tahtlrevan. |
| KECBAZ: | f. Oyunda hile yapan. |
| KECBİN: | f. Şaşı. Eğri gören. Yanlış ve ters düşüren. |
| KECÇEŞM: | f. Şaşı gözlü. Gözü şaşı olan. |
| KECFEHM: | f. Yanlış anlıyan. |
| KECHULK: | Kötü huylu kimse. Huyu kötü olan kişi. |
| KECKÜLAH: | f. Eğri külâhlı, külâhı eğri olan. Mc: Hoppa. |
| KECMİZAC: | f. Mizaç ve tabiatı hoş olmıyan. Huysuz. |
| KECNAZAR: | f. Kıskanç, hasetci. Eğri bakışlı. |
| KECNİGÂH: | f. Eğri bakışlı. Bakışları eğri olan kimse. |
| KECNİHAD: | f. Aksi ve ters huylu olan. |
| KECREFTAR: | f. Ters yürüyen. Gidişi eğri.KECREV : f. Eğri giden. Tuttuğu yol sakat ve yanlış olan. |
| KECRE'Y: | f. Reyi, sakat, düşüncesi ters olan. |
| KECTAB': | f. Mizacı, tabiatı ters olan kimse, aksi. |
| İçerisinde 'KEC' geçenler | |
| KECABE: | f. Devenin üstüne konan oturulacak bir çeşit tahtırevan. |
| KECAVE: | f. Deve üstüne konulan bir cins tahtlrevan. |
| KECBAZ: | f. Oyunda hile yapan. |
| KECBİN: | f. Şaşı. * Eğri gören. * Yanlış ve ters düşüren. |
| KECÇEŞM: | f. Şaşı gözlü. Gözü şaşı olan. |
| KECFEHM: | f. Yanlış anlıyan. |
| KECHULK: | Kötü huylu kimse. Huyu kötü olan kişi. |
| KECKÜLAH: | f. Eğri külâhlı, külâhı eğri olan. * Mc: Hoppa. |
| KECMİZAC: | f. Mizaç ve tabiatı hoş olmıyan. Huysuz. |
| KECNAZAR: | f. Kıskanç, hasetci. * Eğri bakışlı. |
| KECNİGÂH: | f. Eğri bakışlı. Bakışları eğri olan kimse. |
| KECNİHAD: | f. Aksi ve ters huylu olan. |
| KECREFTAR: | f. Ters yürüyen. Gidişi eğri.KECREV : f. Eğri giden. * Tuttuğu yol sakat ve yanlış olan. |
| KECRE'Y: | f. Reyi, sakat, düşüncesi ters olan. |
| KECTAB': | f. Mizacı, tabiatı ters olan kimse, aksi. |
| SİKEC: | Başı kızıl olan zehirli bir yılan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KECABE : | f. Devenin üstüne konan oturulacak bir çeşit tahtırevan. |
| KE : | "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın) |