Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KEFAF-I NEFS: | Bir kimsenin ölmeyecek kadar olan nafakası.KEFALET : Kefillik. Bir kimse kendine âid bir işi yapamadığı veya borcunu ödeyemediği takdirde, yerine onun işini göreceğini kabul etmek. Birine kefil olmak. İşini üzerine almak. |
| İçerisinde 'KEFAF-I NEFS' geçenler | |
| İçerisinde 'KEFAF-I NEFS' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KEFAF-I NEFS : | Bir kimsenin ölmeyecek kadar olan nafakası.KEFALET : Kefillik. Bir kimse kendine âid bir işi yapamadığı veya borcunu ödeyemediği takdirde, yerine onun işini göreceğini kabul etmek. * Birine kefil olmak. İşini üzerine almak. |
| KEFAF : | Ancak yaşayabilecek kadar olan rızık. * Misil, miktar. * Berâberlik. |
| KEFA : | f. Sıkıntı, meşakkat, mihnet. |
| KEF : | Elin iç tarafı. Avuç. * Ayağın altı, tabanı. * Avuç dolusu. |
| KE : | "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın) |