Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
KEHA: f. Mahcub, utangaç.
KEHAİL: (Kehil. C.) Sürmeli gözler. Sürme çekilmiş gözler.
KEHAM (KİHÂM): Yaşlı, ihtiyar. (Kesmez kılıca "seyf-i kihâm"; peltek lisana "lisan-ı kihâm"; ağır yürüyüşlü ata "feres-i kihâm" derler.)
KEHANET: Gaibden haber vermek. Falcılık. Kâhinlik etmek. (İlâhi ihbârât-ı gaybiyyeye istinad etmeden, gaybdan haber vermek ve falcılık ve kâhinlik etmek dinen kat'iyyetle haramdır.)
KEHAT: Büyük, semiz dişi deve.
İçerisinde 'KEHA' geçenler
KEHAİL: (Kehil. C.) Sürmeli gözler. Sürme çekilmiş gözler.
KEHAM (KİHÂM): Yaşlı, ihtiyar. (Kesmez kılıca "seyf-i kihâm"; peltek lisana "lisan-ı kihâm"; ağır yürüyüşlü ata "feres-i kihâm" derler.)
KEHANET: Gaibden haber vermek. Falcılık. Kâhinlik etmek. (İlâhi ihbârât-ı gaybiyyeye istinad etmeden, gaybdan haber vermek ve falcılık ve kâhinlik etmek dinen kat'iyyetle haramdır.)
KEHAT: Büyük, semiz dişi deve.
MÜNAKEHA: (C.: Münâkehât) (Nikâh. dan) Nikâhlanma. Nikâh kıyışma.
MÜNAKEHAT: Nikâhlanmalar. * Fık: Nikâhla alâkalı olan bahisler.
SİKKEHANE: f. Para basılan yer.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
KEHAİL : (Kehil. C.) Sürmeli gözler. Sürme çekilmiş gözler.
KEH : f. Saman. Saman çöpü.
KE : "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...