Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KEHRÜBA: | f. Saman kapan. Bir yere hızlıca sürüldüğü zaman, hafif şeyleri kendine çeken bergâmi taş. (Türkçede tahrif edilerek "Kehribâr" denilir.) |
| KEHRÜBAÎ: | Kehribar gibi, cezbedici, elektrikli olan. |
| İçerisinde 'KEHRÜBA' geçenler | |
| KEHRÜBAÎ: | Kehribar gibi, cezbedici, elektrikli olan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KEHRÜBAÎ : | Kehribar gibi, cezbedici, elektrikli olan. |
| KEHR (KÜHRÜRE) : | Yüz pörtürmek. * Men'etmek, engel olmak. |
| KEH : | f. Saman. Saman çöpü. |
| KE : | "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın) |