Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
KELÂL: Yorgunluk. Bitkinlik. Usanç.
Göz nuru zayıf olmak, yorgun olmak.
KELÂL-İ DİL: Gönül yorgunluğu.
KELÂL-ÂVER: f. Yorgunluk ve bıkkınlık veren. Sıkıcı, yorucu.
KELÂL-BAHŞ: f. Sıkıcı, yorucu. Yorgunluk getiren.
KELÂLET: Yorgunluk. Bitkinlik. Usançlık.
Bıçak ve kılıç gibi şeylerin kesmez olması.
Akrabalığı uzak olanlar. (Amcazâdeler topluluğu gibi).
Kör ve kesmez olan.
KELÂLİB: (Küllâb. C.) Çengeller, kancalar, uçları eğri olan demirler.
İçerisinde 'KELÂL' geçenler
KELÂL-İ DİL: Gönül yorgunluğu.
KELÂL-ÂVER: f. Yorgunluk ve bıkkınlık veren. Sıkıcı, yorucu.
KELÂL-BAHŞ: f. Sıkıcı, yorucu. Yorgunluk getiren.
KELÂLET: Yorgunluk. Bitkinlik. Usançlık. * Bıçak ve kılıç gibi şeylerin kesmez olması. * Akrabalığı uzak olanlar. (Amcazâdeler topluluğu gibi). * Kör ve kesmez olan.
KELÂLİB: (Küllâb. C.) Çengeller, kancalar, uçları eğri olan demirler.
KELUL (KELÂL-KELÂLE): Kütelip kesmez olmak. * Göz nuru zayıf olmak. * Çocuğu ve anası olmayan şahıs.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
KELÂL-İ DİL : Gönül yorgunluğu.
KELA : Yeşil ot.
KE : "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...