Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
KELLE: f. Kafa, baş.
Ekinlerde başak.
Baş gibi yuvarlak olan nesne.
KELLEPUŞ: f. Başa giyilen şey.
Bir cins başörtüsü.
KELLEPUŞ: f. Başa giyilen şey.
Bir cins başörtüsü.
İçerisinde 'KELLE' geçenler
EF'ÂL-İ MÜKELLEFÎN: Mükellef olanların (yani; Cenâb-ı Hakk'ın teklif ve emirlerini kabul ve vazifeli kimselerin) yaptıkları amel ve işler. Bunlar şu isim altında sıralanır: Farz, vâcip, sünnet, müstehab, mübah, mekruh, haram, sahih bâtıl, fâsid, helâl.
HÜRRE-İ MÜKELLEFE: Fık: Akıl ve bâliğ olan hürre kadın. Sevap ve günahtan mes'ul olan kadın.
KELLEPUŞ: f. Başa giyilen şey. * Bir cins başörtüsü.
KELLEPUŞ: f. Başa giyilen şey. * Bir cins başörtüsü.
MÜKELLEB: Bağlı esir.
MÜKELLEF: Bir şeyi yapmağa mecbur olan. Vazifeli. Muvazzaf. * Bir şeyi ödemeğe mecbur olan. * Mükemmel hazırlanmış, külfetle süslenmiş olan. (Bak: Teklif)
MÜKELLEFÎN: Vazifeliler. Mükellefler. Bir şeyi ödemek zorunda bulunanlar.
MÜKELLEFİYET: Mecburiyyet. Bir işi yapmağa vazifeli oluş. Bir işi terk edememek hâli. Mükellef oluş.
MÜKELLEL: (İklil. den) Başında taç bulunan. Taç giymiş olan. * Parlak, müzeyyen, süslü. * Tacına inci taşları dizilen.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
KELLEPUŞ : f. Başa giyilen şey. * Bir cins başörtüsü.
KELL : (C.: Külul) Ağırlık. * Yorgunluk. * Ufak taneli yağmur. * Yetim. * Semizlik, besililik. * Cibinlik dedikleri ince örtü.
KELA : Yeşil ot.
KE : "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...