Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KEMÎ: | (C.: Kümât) Yiğit, kahraman, bahadır. Savaşçı, cengâver. |
| KEMİ': | Bir yerde ve bir döşekte beraber yatan kişi. Düz yer. |
| KEMİN: | f. Pek küçük, çok ufak. Çok az. |
| KEMİN: | (C.: Kemâin) Pusuya saklanmış adam. Pusu. Belirsiz. Gizli yer. |
| KEMİNE: | Hakir. Aşağı. Dûn. Âciz. Noksan. Eksik. |
| KEMİNGÂH: | f. Pusu yeri. Tuzak kurulan yer. |
| KEMİNGÜŞA: | Pusu kuran. Tuzak kuran. |
| KEMİNSAZ: | f. Pusu tutmuş olan. Tuzak kurmuş olan. |
| KEMİŞ: | Tez yürüyüşlü at. Zekeri küçük at. Memesi küçük koyun. |
| KEMİŞE: | Küçük emzikli deve. |
| KEMİYET: | (Bak: Kemmiyet) |
| KEMİYY: | Bahadır kişi. Kahraman, şucâ. |
| İçerisinde 'KEMÎ' geçenler | |
| DER-KEMİN: | f. Pusu bekleyen, pusuda olan. |
| EBKEMÎ: | f. Dilsizlik, dili olmamak. |
| EBKEMİYET: | Dilsizlik. Konuşamamazlık. |
| HİKEMÎ: | Hikmet ve düşünceye ait. |
| HİKEMİYYAT: | Hikmet ve felsefeye âit söz ve düşünceler. Yeni yeni bilgiler veren kıssalar, ibret verici hâdiseler bildiren yazılar, sözler. |
| KEMİ': | Bir yerde ve bir döşekte beraber yatan kişi. * Düz yer. |
| KEMİN: | f. Pek küçük, çok ufak. Çok az. |
| KEMİN: | (C.: Kemâin) Pusuya saklanmış adam. * Pusu. * Belirsiz. Gizli yer. |
| KEMİNE: | Hakir. Aşağı. Dûn. Âciz. Noksan. Eksik. |
| KEMİNGÂH: | f. Pusu yeri. Tuzak kurulan yer. |
| KEMİNGÜŞA: | Pusu kuran. Tuzak kuran. |
| KEMİNSAZ: | f. Pusu tutmuş olan. Tuzak kurmuş olan. |
| KEMİŞ: | Tez yürüyüşlü at. * Zekeri küçük at. * Memesi küçük koyun. |
| KEMİŞE: | Küçük emzikli deve. |
| KEMİYET: | (Bak: Kemmiyet) |
| KEMİYY: | Bahadır kişi. * Kahraman, şucâ. |
| LEYSE KEMİSLİHİ ŞEY'ÜN: | Ne zâtında, ne sıfâtında, ne de ef'âlinde naziri yoktur, şebihi olamaz!. |
| MÜNKEMİŞ(E): | Acele eden, işini çabuk gören. * Buruşan, büzüşen. |
| TEŞRİHAT-I HİKEMİYE: | Hikmet ve felsefe nazarıyla yapılan araştırma, açıklama. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KEMİ' : | Bir yerde ve bir döşekte beraber yatan kişi. * Düz yer. |
| KEM : | Gr: Ne kadar? Kaç? (Mikdar için soru ifâdesinde kullanılır.) (Farsçada: Çend) |
| KE : | "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın) |