Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KEMAN: | f. Yay. Kavis. Yayı andırır her şey. Keman. |
| KEMAN-DÂR: | f. Yay tutan, yay tutucu. |
| KEMANE: | f. Keman veya kemençe yayı. Güreşte bir çeşit oyun. |
| KEMAN-EBRU: | Kaşları yay gibi olan. Keman kaşlı. |
| KEMAN-GER: | f. Yay yapan san'atkâr. |
| KEMANÎ: | f. Kemancı. Keman çalan çalgıcı. |
| KEMAN-KEŞ: | f. Keman çalan. Ok atmakta usta olan. Yay çeken. |
| KEMAN-KEŞ: | f. Keman çalan. Ok atmakta usta olan. Yay çeken. |
| İçerisinde 'KEMAN' geçenler | |
| KEMAN-DÂR: | f. Yay tutan, yay tutucu. |
| KEMANE: | f. Keman veya kemençe yayı. * Güreşte bir çeşit oyun. |
| KEMAN-EBRU: | Kaşları yay gibi olan. Keman kaşlı. |
| KEMAN-GER: | f. Yay yapan san'atkâr. |
| KEMANÎ: | f. Kemancı. Keman çalan çalgıcı. |
| KEMAN-KEŞ: | f. Keman çalan. * Ok atmakta usta olan. Yay çeken. |
| KEMAN-KEŞ: | f. Keman çalan. * Ok atmakta usta olan. Yay çeken. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KEMAN-DÂR : | f. Yay tutan, yay tutucu. |
| KEMÂ : | (Ke ile Mâ edatlarından mürekkebdir) "Gibi" mânâsına gelir. |
| KEM : | Gr: Ne kadar? Kaç? (Mikdar için soru ifâdesinde kullanılır.) (Farsçada: Çend) |
| KE : | "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın) |