Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KEMERBESTE-İ UBUDİYET: | Cenab-ı Hakkın huzuruna çıkıp, kollarını önden bağlar şekilde, emre hazır vaziyette bekleyip, kulluğunu ifâde ve ilân etmek. (Namazdaki gibi) |
| İçerisinde 'KEMERBESTE-İ UBUDİYET' geçenler | |
| İçerisinde 'KEMERBESTE-İ UBUDİYET' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KEMERBESTE : | f. Kuşak bağlamış, hazır olmuş. Hazır olup emri bekler hâlde olan. |
| KEMERBEND : | f. Kemer bağı. * Kemeri takılmış. Belinde kemer olan. * Mc: Derviş. |
| KEMER : | f. Yay gibi eğik olan yapı. * Bele bağlanan kuşak. * İç çamaşırın bele rastlayan kısmı. |
| KEMED : | Gam, tasa. |
| KEM : | Gr: Ne kadar? Kaç? (Mikdar için soru ifâdesinde kullanılır.) (Farsçada: Çend) |
| KE : | "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın) |