Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
KENAR: f. Çevre, kıyı, Sâhil, deniz kıyısı.
Köşe, uç.
Son, nihâyet.
Çember.
Etrâfı çevrilen şey.
Kucaklama. Kucağa alma.
KENAR-I ÂSMÂN: Ufuk.
KENARE: f. Kıyı, kenar.
Kucak.
Kasap çengeli. Kayış asılan çengel.
KENAR-GİR: f. Fıçı çemberi.
İçerisinde 'KENAR' geçenler
BERKENAR: f. Hâşiye. Kenara yazılan yazı. Kenarda.
DER-KENAR: Kenarda bulunan, hâşiye. Bir sahifenin kenarına çıkarılan yazı.
KENAR-I ÂSMÂN: Ufuk.
KENARE: f. Kıyı, kenar. * Kucak. * Kasap çengeli. Kayış asılan çengel.
KENAR-GİR: f. Fıçı çemberi.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
KENAR-I ÂSMÂN : Ufuk.
KENA' : Parmakların sinirleri çekilip yumulmak.
KEN : f. "Kazan, kazıcı, koparan, yıkan, söken." anlamlarına gelir ve kelimelere katılır. Meselâ: (Kuh-ken: Dağ deviren, tünel açan) gibi.
KE : "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...