Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KENDE: | f. Hendek, çukur. Biçilmiş, kesilmiş. Kokmuş, ağır kokulu. |
| KENDE-HÂYE: | f. "Hayası kesilmiş: Hadım ağası. |
| KENDEŞ: | Bir nevi devâ. |
| KENDEŞ: | Bir nevi devâ. |
| İçerisinde 'KENDE' geçenler | |
| AYİNE-İ İSKENDER: | Makedonya kralı Büyük İskender'in aynası. Rivayetlere göre, bu ayna Aristo tarafından yapılmış ve İskenderiye şehrinde yüksekçe bir yere konulmuştur. Bu sayede İskender, yüz fersah uzaklıktaki düşmanlarını aynada görürmüş. |
| İSKENDER: | (M. Ö. 356-323) Aristo'dan ders almış bir imparatordu. İskender-i Rumi de denir. Bundan başka ismi geçen bir de İskender-i Zülkarneyn vardır. (Bak: Zülkarneyn) |
| KENDE-HÂYE: | f. "Hayası kesilmiş: Hadım ağası. |
| KENDEŞ: | Bir nevi devâ. |
| KENDEŞ: | Bir nevi devâ. |
| PERAKENDE: | f. Dağınık. Dağıtma. * Azar azar yayılan veya satılan. |
| PERAKENDEGÛ: | f. Saçma sapan konuşan. Saçmalayan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KENDE-HÂYE : | f. "Hayası kesilmiş: Hadım ağası. |
| KEND : | Kesmek, kat'etmek. * Bir kimsenin nimetini ve iyiliğini bilmeyip inkâr etmek. |
| KEN : | f. "Kazan, kazıcı, koparan, yıkan, söken." anlamlarına gelir ve kelimelere katılır. Meselâ: (Kuh-ken: Dağ deviren, tünel açan) gibi. |
| KE : | "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın) |