Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KENDU: | f. Epey genişçe toprak. |
| KENDUC: | Yer altında giyecek eşya koymak için yapılan oda. |
| KENDURE: | f. Peşkir. Deriden yapılmış büyük sofra. |
| İçerisinde 'KENDU' geçenler | |
| KENDUC: | Yer altında giyecek eşya koymak için yapılan oda. |
| KENDURE: | f. Peşkir. * Deriden yapılmış büyük sofra. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KENDUC : | Yer altında giyecek eşya koymak için yapılan oda. |
| KEND : | Kesmek, kat'etmek. * Bir kimsenin nimetini ve iyiliğini bilmeyip inkâr etmek. |
| KEN : | f. "Kazan, kazıcı, koparan, yıkan, söken." anlamlarına gelir ve kelimelere katılır. Meselâ: (Kuh-ken: Dağ deviren, tünel açan) gibi. |
| KE : | "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın) |