Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
KERAHET: İğrenme, iğrençlik, mekruh oluş. İslâmiyetçe iyi sayılmayan şey.
İstenmiyerek, zorla.
Fık: Şer'an yapılmaması sevablı ve hayırlı olan bir şeyin terk edilmeyip yapılması. (Bak: Mekruh)
KERAHETEN: Kerahet olarak, makbul olmayarak, istenmiyerek.
KERAHET VAKTİ: Güneşin doğuş, batış ve zeval vakti.
İçerisinde 'KERAHET' geçenler
KERAHETEN: Kerahet olarak, makbul olmayarak, istenmiyerek.
KERAHET VAKTİ: Güneşin doğuş, batış ve zeval vakti.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
KERAHETEN : Kerahet olarak, makbul olmayarak, istenmiyerek.
KERAHE : (Kerâhiye) Meşakkat, zahmet, şiddet.
KERA : Uyku, nevm.
KER' : (C.: Küru') Suyu yerinden ağız ile içmek. * Yağmur suyu. * (Kız) erkek istemek.
KE : "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...