Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
KEREM: Nefaset, izzet, şeref. Al-i-cenâbâne ihsan, inâyet.
Kıymetli şeyleri kemal-i rıza-i nefisle verme.
Mecd ve şeref.
Cenab-ı Hakk'a atfolunursa eltaf ve ihsan-ı İlâhî kasdedilmiş olur.
İnsan hakkında vasıf sureti ile zikrolunursa; mehasin-i ahlâk ve ef'âl kasdolunur.
KEREM ETMEK: Müsâade etmek, lutfetmek. Razı olmak.
KEREMGÜSTER: f. Cömert, mükrim, kerem sâhibi.
KEREMKÂR: f. Kerem eden, ikram eden. Cömert, eli açık olan, bağışlayan.
KEREMPE: Yun. Denize doğru uzanan kayalık çıkıntı.
Dağın en yüksek yeri, tepesi.
Geminin baş tarafı.
KEREMPE BURNU: Batı Karadeniz kıyısında Cide Kazasının sınırları içinde kalan kara çıkıntısı.
KEREMPERVER: f. Kerem sâhibi. Eli açık, cömert. Mükrim.
İçerisinde 'KEREM' geçenler
BİNT-ÜL KEREM: şarap, hamr.
CUD U KEREM: Cömertlik, eli açıklık.
KÂN-I KEREM: Kerem, lütuf ve ihsan menbaı.
KEREM ETMEK: Müsâade etmek, lutfetmek. Razı olmak.
KEREMGÜSTER: f. Cömert, mükrim, kerem sâhibi.
KEREMKÂR: f. Kerem eden, ikram eden. Cömert, eli açık olan, bağışlayan.
KEREMPE: Yun. Denize doğru uzanan kayalık çıkıntı. * Dağın en yüksek yeri, tepesi. * Geminin baş tarafı.
KEREMPE BURNU: Batı Karadeniz kıyısında Cide Kazasının sınırları içinde kalan kara çıkıntısı.
KEREMPERVER: f. Kerem sâhibi. Eli açık, cömert. Mükrim.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
KEREM ETMEK : Müsâade etmek, lutfetmek. Razı olmak.
KEREB : Kova bağladıkları ip. * Suyu yatıp ağızla içmek. * Hurma ağacının kökü.
KER' : (C.: Küru') Suyu yerinden ağız ile içmek. * Yağmur suyu. * (Kız) erkek istemek.
KE : "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...