Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KERKER: | Karındaş sığır. |
| KERKERE: | Tavuğa çağırmak. Rüzgârın bulutu toplayıp dağıtması. |
| İçerisinde 'KERKER' geçenler | |
| AKERKER: | Kuvvetli arslan. * Yoğurt. |
| KERKERE: | Tavuğa çağırmak. * Rüzgârın bulutu toplayıp dağıtması. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KERKERE : | Tavuğa çağırmak. * Rüzgârın bulutu toplayıp dağıtması. |
| KERKEÇ : | Eskiden muhasara olunan kaleleri tazyik etmek ve top ve tüfekle dövmek için dışarısına yapılan kule ve tabyalar. |
| KER' : | (C.: Küru') Suyu yerinden ağız ile içmek. * Yağmur suyu. * (Kız) erkek istemek. |
| KE : | "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın) |