Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KESR: | Kırmak. Parçalamak. Parçalara ayırmak. Mat: Bir bütünün parçalarından her biri. |
| KESR-İ ÂDİ: | Ondalık olmayan kesir. Bayağı kesir. Meselâ: 3/8, 7/20 gibi. |
| KESR-İ ÂŞÂRİ: | Ondalık kesir. Mahreci (paydası) 10 veya 10'un her hangi bir kuvvetinden ibaret olan kesir. Meselâ: 0,15 - 0,007 gibi. |
| KESR-İ HÂTIR: | Hatır kırma. |
| KESRA: | (C: Ekâsire) Acem meliklerinin lâkabı. |
| KESRE: | Kur'an-ı Kerim yazısında harfin altına konarak, o harfi "İ" veya "I" diye okutan ve bir adı da "esre" olan işâret. |
| KESRE-İ HAFİFE: | "İ" diye okunan kesre. |
| KESRE-İ SAKİLE: | "I" diye okunan kesre. |
| KESRET: | Çokluk, sıklık. Bir şeyin ekserisi ve muazzamı. Bolluk. (Bunun zıddı kıllettir)(Hayat, kesrette bir çeşit tecelli-i vahdettir. Onun için ittihada sevkeder. Hayat, bir şeyi her şeye mâlik eder. M.)(...Hem bütün âlemlerin Rabbi kesret tabakatında vahdaniyeti ilân etmek istemesine mukabil; en azamî bir derecede bütün merâtib-i tevhidi ilân eden, yine bizzarure O Zâttır. S.) (Bak: Tefekkür) |
| KESRET-İ ETBA': | Tâbi olanların çokluğu. Tarafdarların kesretli oluşu. |
| KESRET-İ NUKUD: | Para çokluğu. |
| İçerisinde 'KESR' geçenler | |
| KESR-İ ÂDİ: | Ondalık olmayan kesir. Bayağı kesir. Meselâ: 3/8, 7/20 gibi. |
| KESR-İ ÂŞÂRİ: | Ondalık kesir. Mahreci (paydası) 10 veya 10'un her hangi bir kuvvetinden ibaret olan kesir. Meselâ: 0,15 - 0,007 gibi. |
| KESR-İ HÂTIR: | Hatır kırma. |
| KESRA: | (C: Ekâsire) Acem meliklerinin lâkabı. |
| KESRE: | Kur'an-ı Kerim yazısında harfin altına konarak, o harfi "İ" veya "I" diye okutan ve bir adı da "esre" olan işâret. |
| KESRE-İ HAFİFE: | "İ" diye okunan kesre. |
| KESRE-İ SAKİLE: | "I" diye okunan kesre. |
| KESRET: | Çokluk, sıklık. * Bir şeyin ekserisi ve muazzamı. Bolluk. (Bunun zıddı kıllettir)(Hayat, kesrette bir çeşit tecelli-i vahdettir. Onun için ittihada sevkeder. Hayat, bir şeyi her şeye mâlik eder. M.)(...Hem bütün âlemlerin Rabbi kesret tabakatında vahdaniyeti ilân etmek istemesine mukabil; en azamî bir derecede bütün merâtib-i tevhidi ilân eden, yine bizzarure O Zâttır. S.) (Bak: Tefekkür) |
| KESRET-İ ETBA': | Tâbi olanların çokluğu. Tarafdarların kesretli oluşu. |
| KESRET-İ NUKUD: | Para çokluğu. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KESR-İ ÂDİ : | Ondalık olmayan kesir. Bayağı kesir. Meselâ: 3/8, 7/20 gibi. |
| KES : | f. İnsan. Kişi. |
| KE : | "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın) |