Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| KESRET: | Çokluk, sıklık. Bir şeyin ekserisi ve muazzamı. Bolluk. (Bunun zıddı kıllettir)(Hayat, kesrette bir çeşit tecelli-i vahdettir. Onun için ittihada sevkeder. Hayat, bir şeyi her şeye mâlik eder. M.)(...Hem bütün âlemlerin Rabbi kesret tabakatında vahdaniyeti ilân etmek istemesine mukabil; en azamî bir derecede bütün merâtib-i tevhidi ilân eden, yine bizzarure O Zâttır. S.) (Bak: Tefekkür) |
| KESRET-İ ETBA': | Tâbi olanların çokluğu. Tarafdarların kesretli oluşu. |
| KESRET-İ NUKUD: | Para çokluğu. |
| İçerisinde 'KESRET' geçenler | |
| KESRET-İ ETBA': | Tâbi olanların çokluğu. Tarafdarların kesretli oluşu. |
| KESRET-İ NUKUD: | Para çokluğu. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| KESRET-İ ETBA' : | Tâbi olanların çokluğu. Tarafdarların kesretli oluşu. |
| KESRE : | Kur'an-ı Kerim yazısında harfin altına konarak, o harfi "İ" veya "I" diye okutan ve bir adı da "esre" olan işâret. |
| KESR : | Kırmak. Parçalamak. Parçalara ayırmak. * Mat: Bir bütünün parçalarından her biri. |
| KES : | f. İnsan. Kişi. |
| KE : | "Gibi" mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse "sen" zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın) |